📖 Kimdir B Beşiktaş JK
Beşiktaş JK
KİMDİR?

Beşiktaş JK

Türk spor kulübü

👁 1 görüntülenme
Beşiktaş Jimnastik Kulübü, 1903 yılında İstanbul'da kurulan spor kulübüdür. Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü adıyla kurulan kulüp, 26 Ocak 1911 tarihinde Beyoğlu Mutasarrıfı Muhittin Bey'in teşvikiyle Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü, adıyla tescil edilen ilk Türk spor kulübü oldu.
Beşiktaş Jimnastik Kulübü, 1903 yılında İstanbul'da kurulan spor kulübüdür. Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü adıyla kurulan kulüp, 26 Ocak 1911 tarihinde Beyoğlu Mutasarrıfı Muhittin Bey'in teşvikiyle Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü, adıyla tescil edilen ilk Türk spor kulübü oldu.

Beşiktaş, Türk futbolunda 1959'dan sonra Süper Lig şampiyonluğu yaşayan altı kulüpten biri olup, armasında ay-yıldız bulunan dört kulüpten biridir.

Beşiktaş, güncel olarak futbol (erkekler ve kadınlar), basketbol (erkekler, kadınlar ve engelliler), hentbol (erkekler) ve voleybol (kadınlar) dallarında birinci lig düzeyinde temsil edilmektedir. Bu dalların yanında atletizm, kick boks, boks, tekvando, güreş, jimnastik, kürek, masa tenisi, satranç ve elektronik spor dallarında faaliyetlerini sürdürmektedir.

Beşiktaş Erkek basketbol Takımı, kurulduğu 1933 yılından bu yana Türkiye Basketbol Ligi'nde toplam 2 defa şampiyon olmuştur. Bunun dışında birer kez 2. Lig, Türkiye Kupası ve Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı kazanan takım, 2011-12 sezonunda EuroChallenge'ı kazanarak tarihinde ilk kez bir Avrupa şampiyonluğu elde etmiştir.

Kadın Basketbol Takımı, Kadınlar Basketbol Süper Ligi'ni toplamda 3 defa müzesine götürürken, 1 kez de Kadınlar Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda mutlu sona ulaşmıştır. 2023-2024 sezonunda, tarihinde ilk kez EuroCup final oynama başarısı göstermiş ve turnuvayı ikinci sırada tamamlamıştır. Bu kupayı kazanan London Lions'un kapanmasından sonra EuroLeague Şampiyonu Fenerbahçe ile Fiba Super Cup finalinde karşılaşmış ve ezeli rekabetin Avrupa'ya taşındığı maçta rakibine yenilmiştir.

2003 yılında kurulan Beşiktaş (tekerlekli sandalye basketbol takımı) ise 4 kez Tekerlekli Sandalye Basketbol Süper Lig'i kazanma başarısı gösterirken, 1 kez Andre Vergauwen Kupası ve 1 kez de Willi Brinkmann Kupası'nda şampiyonluk elde etmiştir.

Faaliyetlerine 1961 yılında başlayan Beşiktaş (kadın voleybol takımı), birer kez Türkiye Bayanlar Voleybol Şampiyonası, Federasyon Kupası'nda şampiyon olmuştur. Kadınlar Voleybol Balkan Kupası'nda ise toplam 4 kez şampiyon olmuştur. 2013-14 sezonunda CEV Challenge Kupası'nda final oynama başarısı göstermiştir.

1986 yılında kurulan Beşiktaş (erkek voleybol takımı) ise İstanbul Erkekler Voleybol Ligi ve Federasyon Kupası'nda birer kez şampiyon olmuştur. 3 Temmuz 2019'da Beşiktaş Jimnastik Kulübü Yönetimi'nin aldığı bir kararla kapatılmıştır.

1986 yılında kurulan Beşiktaş Erkek Hentbol Takımı, 17 kez Türkiye Erkekler Hentbol Süper Ligi, 16 kez Türkiye Kupası ve 10 kez de Süper Kupa'da şampiyon olmuştur.

Beşiktaş, Türkiye'de tüm branşlarda ulusal düzeyde 53 Lig şampiyonluğu (Erkek futbol 16, Kadın futbol 1. Lig 2, 2. Lig 1, 3. Lig 1, Erkek basketbol Süper Lig 2, 2. Lig 1, Kadın basketbol 3, Kadın voleybol 1, Erkek hentbol 17, Tekerlekli sandalye basketbol 4), 37 Türkiye Kupası (Erkek futbol 11, Kadın futbol 1, Erkek basketbol 1, Kadın basketbol 4, Erkek voleybol 1, Kadın voleybol 1, Erkek hentbol 16, Tekerlekli sandalye basketbol 2), 30 Cumhurbaşkanlığı Kupası (Erkek futbol 10, Erkek basketbol 1, Kadın basketbol 1, Erkek hentbol 18), 6 Başbakanlık Kupası (Erkek futbol 6), 1 Atatürk Kupası (Erkek futbol 1) ile toplam 127 Kupa kazanmıştır.

Beşiktaş, Avrupa Kupalarında tüm branşlarda ulusal düzeyde 7 şampiyonluğu (Erkek basketbol 1, Kadın voleybol 4, Tekerlekli sandalye basketbol 2) bulunmaktadır. Kulübün yönetim kurulu başkanı Serdal Adalı'dır.

Kuruluşu

1902 yılında, 22 kişiden oluşan grup o zamanların Medine Muhafızı Şhaplı Osman Ferit Paşa'nın Beşiktaş'ın Serencebey Semti'nde bulunan konağının bahçesinde, haftanın belirli günlerinde bir araya gelip çeşitli jimnastik hareketleri yapmaktaydılar. Şhaplı Osman Ferit Paşa'nın oğulları Mehmet Şamil Şhaplı ve Hüseyin Bereket ile mahalledeki birkaç genç, aletli ve aletsiz jimnastik, barfiks, boks, güreş, halter gibi spor dallarına ilgiliydiler. O yıllarda siyasi nedenlerden ötürü toplanma olaylarına karşı, şehrin birçok yerinde hafiyeler kol gezmekteydi. Serencebey'de bir araya gelen bu 22 kişilik grup, hafiyelerin yaptığı bir baskın sonucu karakola düşmüştür. Ancak, II. Abdülhamid'in başyaveri Mehmet Paşa ve kuşçubaşı Behçet Bey'in de aralarında bulunduğu saray erkânından kişiler, yeni kurulan bu kulübün aletli jimnastik, güreş, boks ve halter gibi insan sağlığına faydalı sporlarla uğraşan bir mektep olduğuna padişahı inandırmaları, o dönemde hoş karşılanmayan ve dini yönden haram olarak kabul edilen futbol oyununu oynamamaları ve sadece beden hareketi yapmaları sebebiyle herhangi bir ceza almamışlardır. Daha sonra isimlerini Osmanlı Beşiktaş Terbiye-i Bedeniye Mektebi olarak değiştirmişlerdir. II. Abdülhamit ise kulübün belirtilen spor dalları ile uğraşmaları için özel bir ferman çıkararak faaliyetlerine izin vermiştir. O zamanların boksör ve güreşçilerinden Kenan Bey de, sporculara güreş ve boks antrenmanları yaptırmıştır.

1903 yılının Mart ayında özel izinle Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü kurulmuştur. Asıl Çerkesçe ismi Berekhetiqo olup bazı kurucuların mensup olduğu Çerkes sülalesinden gelmektedir, Türkçeye Bereket olarak çevirilmiştir. Mehmet Şamil Şhaplı, kulübün ilk başkanı, Hüseyin Bereket ise ilk genel sekreteri olarak seçilmiştir. Kulüp ismini ise Şhaplı Osman Ferit Paşa'nın dedesi olan Mirzaiko Bereket Bey ve babası Bereketiko Hasan Bey'den almıştır. Şhaplı Osman Ferit Paşa, 1870'lerin sonunda Beşiktaş Serencebey yokuşundaki konağını satın almış ve kulüp bu konakta kurulmuştur.

1908'deki İkinci Meşrutiyet ile birlikte sportif faaliyetlere biraz daha serbestlik tanınmıştır. Edirne'de bulunan Fuat Balkan ve Mazhar Kazancı, 31 Mart 1909 tarihinde İstanbul'da yaşanan 31 Mart İsyanı sebebiyle Hareket Ordusu ile birlikte İstanbul'a gelmiştir. Siyasi olayların yatışmasının ardından, eskrim hocası olan Fuat Balkan ile güreş ve halter sporu başta olmak üzere çeşitli spor dalları ile uğraşan Mazhar Kazancı, Serencebey'de jimnastik yapan grupla birlikte spor faaliyetlerini icra etmeye başlamışlardır. Fuat Balkan'ın Ihlamur'da bulunan evinin alt kısım kulüp binası yapılarak; kulübün adı Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü olarak değiştirilmiştir. 13 Ocak 1910 tarihinde Beyoğlu Mutasarrıfı Muhittin Bey Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü'nü tescil ettirmiştir. Böylece Beşiktaş, tescil edilen ilk Türk spor kulübü olmuştur. Ancak o dönemde Osmanlı Devletinde herhangi bir Cemiyetler (dernekler) Yasası bulunmadığı için kulüp özel bir izinle tescil edilebilmiş ve bu tescil günümüzde hâlâ muğlaklığını korumaktadır. Bahis olan Cemiyetler Yasası 1912'de meclisten geçmiştir. Bu nedenle Galatasaray ve Fenerbahçe'nin tescilleri ile ilgili böyle bir muğlaklık söz konusu değildir. Kulübün tescil edilmesinden sonra semtte yaşayan gençlerin de katılmasıyla beraber kulübün sporcu sayısı 150'ye yükselmiştir. Daha sonra, Ihlamur'da bir evin alt kısmında yer alan kulüp merkezi de Akaretler'deki 49 numaralı binaya, sonradan ise 84 numaralı binaya taşınmıştır. Bu binanın arkasında bulunan bahçe ise 600 altın harcanarak spor sahasına dönüştürülmüştür. Böylelikle kulüp, düzenli bir lokale, tesise ve sporculara sahip olmuştur.

Kurucular

Beşiktaş Jimnastik Kulübü, büyük çoğunluğu Kafkasya, özellikle Çerkes kökenli olan 22 kişi tarafından kurulmuştur. Ahmet ve Mehmet Ali Fetgeri kardeşler, Batum bölgesinden göç etmiş bir soydan, Mehmet Şamil ve Hüseyin Bereket ise Dağıstanlı Şeyh Şamil'in soyundan gelmektedir.

Renkleri ve arması

Uzun yıllardır yapılan araştırmalar ve çeşitli kaynaklardan toplanan bulgular neticesinde; bilindiği üzere Beşiktaş'ın ilk renklerinin kırmızı beyaz şeklinde olduğu, ancak Balkan Savaşı'nın kaybedilmesinden sonra şehit düşen, yaralanan veya esir edilen 340.000'den fazla askerin yasını tutmak amacıyla renklerin karartılıp siyah beyaz olarak değiştirildiği yazılmaktadır. Ancak Beşiktaş Yönetimi; 100. yılını anlatan belgesel için yaptığı çalışmalara dayanarak Beşiktaş'ın kırmızı rengi hiç kullanmadığını, kuruluşundan itibaren siyah beyaz renkleri kullandığını iddia etmektedir. İlk zamanlar ferdî sporlar yapılması sebebiyle kulüp için herhangi bir forma rengine ihtiyaç duyulmamıştır. Fakat, kulübün sporcu sayısının gittikçe artması sebebiyle, Mehmet Şamil Bey kurucular heyetini toplamış ve okul zamanlarında kullandığı ve okulunun renklerini taşıyan bir rozeti heyete göstererek, buna benzer bir rozet yaptırılması gerektiği fikrini kabul ettirmiştir. Bu toplantıda kulübün renkleri de sonradan değiştirilmiş renklere sadık kalınarak siyah ve beyaz olarak belirlenmiştir. Beşiktaş'ın ilk rozetine, Fransız mektebinin rozetinden esinlenilerek miladi yıl olarak 1903, üst bölüme Eski Türkçe (Osmanlıca) بشكطاش (Beşiktaş) yazılırken, sağ tarafa ژ(j), sol tarafa da ق(k) harfleri koyulmuştur. Rozetin arka kısmında İstanbul'da yapıldığı yazmakta, iç kısmında ise rozeti yapan kişinin mührü bulunmaktadır. Rozetteki armada yer alan yıldız altı köşeli olarak tasarlanmıştır. 1908 yılındaki İkinci Meşrutiyet'e kadar altı köşeli bu yıldız kullanılmıştır. Bu rozet, İskender Yakak tarafından kulübün onursal başkanı Süleyman Seba'ya hediye edilmiştir.

Beşiktaş'ın armasında yer alan ilk beyaz çizgi 1'i; 3 siyah çizgi 3'ü; ve ikinci beyaz çizgi de 1'i temsil etmektedir. Amblem 9 bölümden meydana gelmiştir. Yukarı kısımda yer alan dört numara yan yana yazıldığında, rumi takvimde kulübün kuruluş yılı olan 1903 sayısına denk gelen ١٣١٩(1319) sayısı ortaya çıkmaktadır. Beşiktaş, ilk tescil edilen kulüp olması sebebiyle, armasında Türk bayrağını taşıma hakkı kazanmıştır. Haziran 2013 tarihinde kulübün tüzüğünde yapılan değişiklikle birlikte, kartal figürlü resmî bir arması daha olmuştur.

19 Mayıs ve Beşiktaş

Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün girişimleriyle Fenerbahçe Stadı'nda 24 Mayıs 1935'te "Atatürk Spor Günü" adı altında kutlanan bu ilk 19 Mayıs, Galatasaray ve Fenerbahçeli yüzlerce sporcunun da katılımıyla bir spor günü hâline gelmiştir. Bu organizasyondan bir süre sonra gerçekleşen Spor Kongresi'nde söz alan Beşiktaş kurucu üyesi Ahmet Fetgeri Aşeni, kutlanan Atatürk Günü'nün tüm gençliğe mal edilebilmesi için "19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı" adı altında her yıl yapılmasını teklif etmiştir. Kongrede oylanan bu öneri kabul edilmiş ve Ebedi Şef Atatürk'ün de onayıyla yasalaşmıştır. 19 Mayıs, 20 Haziran 1938 tarihli kanunla "Gençlik ve Spor Bayramı" adını almıştır.

Kara Kartal sembolü

19 Ocak 1941 tarihinde, Şeref Stadı'nda Beşiktaş'ın Süleymaniye takımıyla oynadığı bir maçta, Beşiktaş takımının hücum ettiği tribünde bulunan Mehmet Galin isminde bir taraftarın "Haydi Kara Kartallar, Hücum edin Kara Kartallar..." şeklinde tezahürat yapması ile var olmuştur. Beşiktaş'ın maçta üstün oynaması ve art arda ataklar yapması da, taraftarların bu tezahüratı benimsemesini sağlamıştır. Beşiktaş o karşılaşmayı, Şeref Görkey'in voleyle attığı 3, kaptan Hakkı Yeten, Şakir ve Şükrü'nün de birer golüyle 6-0 galibiyetle bitirmiştir. Bu maçtan sonra, Kara Kartal Beşiktaş'ın sembolü olarak kabul edilmiştir.

Başkanlar

Kuruluşundan bugüne kadar Beşiktaş kulübünde başkanlık yapmış kişiler aşağıda gösterilmiştir.

Başkanlık Sırasına Göre

  • Geçici Başkanlar listede yer almamaktadır.

Sıraya göre Beşiktaş geçici Başkanları

Kongreler

  

Başkanlık Sırasına Göre

Beşiktaş kulübünde divan kurulu başkanlığı yapmış kişiler aşağıda gösterilmiştir.


Kuruluşu ve ilk yılları

Türkiye'de kurulan kulüplerin hemen hepsi spor kulübü olarak kurulmuşken Beşiktaş ise bir jimnastik kulübü olarak faaliyetlerine başlamıştır. Beşiktaş'ta futbol o dönemlerde bu spor dalına kötü gözle bakılması sebebiyle önemsenmemiştir. Beşiktaşlı sporcuların, Valideçeşme'den Taşkışla'daki bir yangının alevlerini fark edip o bölgeye gitmeleri sonucunda Beşiktaş futbolla tanışmış oldu. Yangının olduğu yerde futbol oynayan İngiliz gençlerini görüp seyretmeye başlayan sporculardan Katip Tevfik, önlerine düşen futbol topunu kaçırmıştır. Beşiktaşlı sporcular İngilizlerden kaçırdıkları bu topu Valideçeşme'de Refik Osman'ın evinin bahçesine saklamışlardır. Bu top, Beşiktaş kulübünün ilk futbol topu olmuştur. Ancak bu olay tam anlamıyla Beşiktaş'ta futbolun başlamasına vesile olmamıştır. Beşiktaş'ta ilk futbol faaliyetleri, İkinci Meşrutiyet'in ilanından kısa bir süre sonra, 1911 yılının Ağustos ayında başlamıştır. O yıllarda kulüp bünyesindeki atlet ve jimnastikçilerin futbola olan ilgileri artmış ve aralarında futbol maçları yapmaya başlamışlardır. Beşiktaş'ın yakınlarında Valideçeşme ve Basiret adında iki farklı futbol takımı kurulmuştur. Valideçeşme takımının kurucusu ve başkanı olan Ahmet Şerafettin Bey, Beşiktaş semtinde kurulan bu farklı takımların tek bir çatı altında birleşmesini istemekteydi. Bu sebeple, 1911 yılının Ağustos ayında kurduğu Valideçeşme kulübündeki futbolcularıyla birlikte Beşiktaş kulübüne katılmıştır. Daha sonra, Ahmet Şerafettin Bey'in girişimleriyle Basiret takımı da Beşiktaş'a dâhil olmuş ve böylece Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün futbol şubesi resmî olarak faaliyete başlamıştır. Beşiktaş'ın ilk futbol takımı, Resul, Rıdvan, Behzat, Dr. Sabri, Kâzım, Sadi, Dr. Mehmet, Asım, Şeref, Dr. Ali ve Fahri'den oluşmuştur. Bu ilk takımın malzemeleri ise İpekçi İhsan adında bir sporsever tarafından karşılanmıştır. Beşiktaş'ta yeni kurulan futbol dalı çok sevilmiş ve ikinci, üçüncü takımlar kurulmuştur. Ancak bu yeni dalın kulüpteki diğer dalların önüne geçmesi sebebiyle, kulüpte huzursuzluk çıkmıştır. Ahmet Şerafettin Bey bu huzursuzluk sebebiyle Beşiktaş'tan ayrılarak kendisiyle beraber gelen bazı futbolcularla birlikte Sebat Kulübü isminde yeni bir takım kurmuştur. Bir süre sonra eski Beşiktaşlıların kurduğu bu kulüp, Beşiktaş ile karşılaşmış ve 3-2 galip gelmiştir. Bu maçın ardından Beşiktaşlı yöneticiler Ahmet Şerafettin Bey'i tekrar Beşiktaş'a dönmeye ikna etmişlerdir. Beşiktaş'ın futbol faaliyetlerine başlamasından kısa bir süre sonra Balkan Savaşı ve ardından I. Dünya Savaşı'nın başlaması nedeniyle kulüp bünyesindeki sporcular orduya katılmışlardır. İlk önce Ahmet Şerafettin Bey yedek subay olarak Romanya'ya gitmiştir. Savaş döneminde Beşiktaş kadrosundan 8 oyuncu ölmüştür. Bu dönemde kulüpteki spor faaliyetleri durma noktasına gelmiştir. I. Dünya Savaşı'nın bitmesinin ardından, savaşta sağ kalan sporcular tekrar kulübe dönerek spor faaliyetlerine devam etmişlerdir. Ancak o dönem de İstanbul, yabancı kuvvetlerin hakimiyeti altında olduğundan birçok olumsuzluklar mevcuttu. Kulüp bir dönem Köyiçi'ndeki bir Rum kilisesinin karşısındaki binaya taşınmıştır. 1918 yılındaki Mondros Mütarekesi ile birlikte kulüp bir grup azınlık tarafından yağmalanmıştır. O güne kadar kazanılan birçok madalya ve şilt bu yağmalama sonucu kaybolmuştur. Mütakere ile birlikte Romanya'daki görevinden dönen Ahmet Şerafettin Bey, durma noktasına gelen futbol faaliyetlerini tekrar güçlendirmeye başlamıştır.

Profesyonellik öncesi (1911-1951)

1919 yılında Beşiktaş ve birkaç takım daha Cuma Ligi'ne katılmak için başvuruda bulunmuşlardır. Ancak Lig Tertip Komitesi tarafından lige katılma isteği kabul görmemiştir. Bunun üzerine Ahmet Şerafettin Bey, Cuma Ligi'ne kabul edilmeyen diğer takımların idarecileriyle birlikte İstanbul Türk İdman Birliği Ligi isminde yeni bir lig kurmuştur.

Beşiktaş, 10 takımın yer aldığı ligin ilk sezonunda, Hilal, Kumkapı, Altınörs ve Türkgücü takımlarıyla birlikte A grubunda yer almıştır. B grubunda ise Darüşşafaka, Vefa, Üsküdar, Beylerbeyi ve Haliç takımları yer almıştır. Beşiktaş, A grubunu 12 puanla lider bitirmiş ve B grubunu aynı puanla lider bitiren Darüşşafaka ile 23 Temmuz 1920 tarihinde final maçında karşı karşıya gelmiştir. Maçı 2-1 kazanan Beşiktaş, tarihindeki ilk şampiyonluğunu elde etmiştir. Bir sonraki sezonda, 3 yeni takımın daha lige katılımıyla tek grupta 13 takım mücadele etmiştir. Beşiktaş, önceki sezon olduğu gibi bu sezonda da 12 puan toplamış ve ligi şampiyon olarak tamamlamıştır.

Beşiktaş, 1920'de azınlık takımlardan oluşan Pazar Ligi'ne de ilk defa katılmıştır. Bu ligde yalnızca iki Türk takımı Beşiktaş ve İttihatspor vardı. İlk sezonda İttihatspor şampiyon olurken, Beşiktaş'ta ikinci olmuştur. Sonraki sezon, İttihatspor kadrosundaki oyuncuları Galatasaray'a kaptırınca ligde başarı elde edememiştir. Beşiktaş ise 14 maçta 10 galibiyet 4 beraberlik elde ederek şampiyonluğa ulaşmıştır. Türkiye'de düzenlenen ilk resmî lig olan İstanbul Futbol Ligi'nin ilk sezonuna Beşiktaş takımıda katılmıştır. Türkiye Futbol Şampiyonası'nda İstanbul bölgesini temsil edecek takımın belirlenmesi amacıyla 24 Temmuz 1924 tarihinde bir toplantı düzenlenmiştir. Toplantıya katılan 18 kulüp maçların eliminasyon sistemiyle, 31 Temmuz'da başlayıp, 17 Ağustos 1924'te bitirilmesine karar vererek fikstürü belirlemiştir. 22 Ağustos günü oynanan final maçında Galatasaray ile karşılaşan Beşiktaş, karşılaşmayı 2-0 kazanarak lig şampiyonu olmuştur. Böylece ilk resmî İstanbul şampiyonluğunu Beşiktaş kazanmıştır. Bu şampiyonluktan sonra, 1924 yılında Türkiye Futbol Şampiyonası'na katılma hakkı kazanmıştır. İlk maçında Eskişehir Demirspor'u 6-2 ile geçen Beşiktaş, ikinci maçta Harbiye'ye 2-0 yenilerek elenmiştir. Beşiktaş, 1928-29, 1929-30 ve 1930-31 sezonlarında ligde 3. sırayı almıştır. 1933 yılında Beşiktaş'ın futbol şubesini kuran Ahmet Şerafettin Bey ölmüştür. Çırağan Sarayı'nın bir bahçesi olan ve Beşiktaş tarafından Millî Emlak'tan kiralanan ve daha sonra tamamlanarak 1933 yılında hizmete açılan Şeref Stadyumu'na Ahmet Şerafettin Bey'in ismi verilmiştir. Beşiktaş, on birinci İstanbul Futbol Ligi'nde sezonu şampiyon olarak tamamlamış ve uzun bir aradan sonra tekrar şampiyonluğa ulaşmıştır. Bu şampiyonlukla birlikte 1934 yılında düzenlenen Türkiye Futbol Şampiyonası'na katılma hakkı kazanmıştır. Altay takımını 3-1 mağlup ederek tarihinde ilk kez Türkiye Futbol Şampiyonası'nı kazanmıştır.

İstanbul Ligi'nin 12. kez düzenlendiği 1935-36 sezonu Beşiktaş'ta iç karışıklıklarla başlamıştır. Bu dönemde kulüp içerisindeki iç çekişmeler sebebiyle dağılma noktasına gelen Beşiktaş takımı, eski başbakanlardan Recep Peker'in kulübe fahri başkan olmasıyla tekrar toparlanmıştır. Sezonu ise şampiyon olan Fenerbahçe ve 2. Galatasaray'ın ardından 3. sırada tamamlayabilmiştir. Beşiktaş, 1937-38 İstanbul Futbol Ligi'nin sonunda Güneş ve Fenerbahçe takımlarıyla birlikte ligi 24 puanla bitirmiştir. Bu dönemde acele ile toplanan Futbol Heyeti, ligde ilk kez atılan golün yenilen gole bölünmesi esasına dayanan averaj hesaplamasına başvurmuştur. Yapılan hesaplamada Güneş 4.25, Fenerbahçe 4 ve Beşiktaş ise 3.66'lık averaja sahip olunca lig şampiyonu Güneş takımı olmuştur. Ancak Beşiktaş bu karara itiraz ederek, 1934-35 sezonunda olduğu gibi şampiyonu belirlemek için maç oynatılmasını talep etmiştir. Ancak karar değişmemiş ve Güneş takımı şampiyon, Fenerbahçe 2. ve Beşiktaş ise 3. olarak ilân edilmiştir. 1938-39 İstanbul Futbol Ligi'nde, bir önceki sezonun şampiyonu Güneş takımı dağılmaya yüz tutmuş ve maçlara çıkamamıştır. 10 takım arasında çift devreli lig usulüne göre oynanan ligi Beşiktaş namağlup olarak şampiyon bitirmiş ve 3. kez lig şampiyonluğunu kazanmıştır. Elde edilen bu şampiyonlukla birlikte, 1939-40, 1940-41, 1941-42 ve 1942-43 sezonlarında da şampiyon olan Beşiktaş, üst üste 5 kez ligi kazanmıştır. 1943-44 sezonunda şampiyonluğu Fenerbahçe'ye kaptırdıktan sonra 1944-45 ve 1945-46 sezonlarında da ligi kazanan siyah beyazlı takım, 8 yılda 7 kez şampiyon olma başarısı göstermiştir. 1949-50 ve 1950-51 sezonlarını da şampiyon olarak tamamlayan Beşiktaş, böylece profesyonelliğin kabulünden önce oynanan ligin son şampiyonu olmuştur. Ayrıca 1937 yılından itibaren Ankara, İstanbul ve İzmir liglerinde mücadele eden takımların katılımıyla organize edilmeye başlanan Millî Küme'de 1941, 1944 ve 1947 yıllarında, Başbakanlık Kupası'nda da 1944 ve 1947 yıllarında şampiyon olmuştur.

📚 Kaynak: Bu içerik Vikipedi (Wikipedia)'den alınmıştır. İçerik CC BY-SA lisansı altındadır.
← Tüm Kişiler