📖 Kimdir A Arjantin
Arjantin
KİMDİR?

Arjantin

Güney Amerika ülkesi

Arjantin, resmî adıyla Arjantin Cumhuriyeti, Güney Amerika'nın güney ucunda yer alan bir ülkedir. 2.780.085 km² alanıyla, Brezilya'dan sonra Güney Amerika'nın ikinci büyük ülkesi, Amerika kıtasının dördüncü büyük ülkesi ve dünyanın sekizinci büyük ülkesidir. Arjantin, güney ucunun büyük bir bölümünü batıda Şili ile paylaşır ve ayrıca kuzeyde Bolivya ve Paraguay, kuzeydoğuda Brezilya, doğuda Uruguay ve Güney Atlantik Okyanusu ve güneyde Drake Boğazı ile çevrilidir. Arjantin, yirmi üç eyalete ve bir özerk şehre bölünmüş bir federal devlettir. Eyaletlerin ve başkentin kendi anayasaları vardır, ancak federal bir sistem altında var olurlar. Arjantin, Falkland Adaları, Güney Georgia ve Güney Sandwich Adaları, Güney Patagonya Buz Alanı ve Antarktika'nın bir bölümü üzerinde egemenlik iddiasında bulunur.
Arjantin'in subtropikal bölgesinde kıtadaki en büyük yırtıcı kuş olan Harpia harpyja, düzinelerce Trochilinae, üç flamingo türü, beş tür tukan ve çeşitli papağan türleri gibi birçok kuş vardır. Merkezi çayırlarda ise Armadillo, Leopardus colocolo ve Nandu bulunur.

Ülkenin batısında bulunan And Dağları Güney Amerika'daki en tanınmış türlerden bazıları olan Lama glama, Hippocamelus antisensis, Lama guanicoe ve Vicugna vicugnaya ev sahipliği yapar.

Demografi

Arjantin, nüfus bakımından Güney Amerika'nın Brezilya ve Kolombiya'nın ardından 3'üncü büyük ülkesidir. Yaklaşık 45 milyon kişinin yaşadığı Arjantin'de nüfusun %91,1'i şehirlerde yaşamaktadır. Ülke nüfusunun yaklaşık %44'ü Buenos Aires ve çevresinde yoğunlaşmıştır durumdadır.

Arjantin'in istatistik kurumu INDEC'in araştırması sonucunda elde edilen verilere göre 31 Aralık 2019 itibarıyla Arjantin'nin nüfusu 45 milyon 479 bin 118 kişidir. Bu rakam, ilk resmî nüfus sayımının yapıldığı 1895 yılında 4,04 milyondu. 2020 yılındaki rakam, 2019 yılındaki rakamın 540 bin fazlasıdır ve ülkenin nüfusunun artış oranı ‰8,6'tür.

Nüfusun %89,31'i il ve ilçe merkezlerinde yaşamaktadır. Yine aynı verilere göre Arjantin'de km² başına ortalama 16,36 kişi düşmektedir. Diğer Güney Amerika ülkeleri ile karşılaştırıldığında doğurganlık oranı düşük ve yaşlı nüfus oranı yüksektir. Nüfusun %63,85'u 15-64 yaş grubunda yer alırken %24,02'si 0-14 yaş grubunda yer almaktadır. Yaklaşık %12,13'lük bir kısım ise 65 ve üstü yaşlardaki kişilerden oluşmaktadır. Nüfusun ortanca yaşı 32,4'tür. Arjantin'nin en gelişmiş ve en kalabalık şehri Buenos Aires aynı zamanda Güney Amerika’nın en kalabalık ikinci şehridir.

Vatandaşlığı düzenleyen mevcut yasalar (346 sayılı Kanun, 23.059 sayılı Kanun ve 3.213/84 sayılı Kararname), "Arjantin Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan" herkesi, bir "Arjantinli" olarak tanımlar. Bu nedenle, Arjantin'de hukukî anlamda Arjantinli sözcüğü, bir etnik kökeni ifade etmekten ziyade ülkenin vatandaşı olan herkesi ifade etmektedir.

Nüfusun etnik dağılımına ait pek çok veri olmasına rağmen, Arjantin'de yapılan resmî nüfus sayımları etnik kökene ait rakamlar vermediği için resmî veriler mevcut değildir. Yapılan araştırmalara göre Arjantin'de Alman, Polonyalı, Rus, Ukraynalı, Bulgar, Fransız, İsviçreli, İrlandalı, İskoç, Hollandalı, Belçikalı, İsveçli, İzlandalı, Danimarkalı, Finlandiyalı, Arap, Ermeni ve Portekizli dahil olmak üzere pek çok etnik grup yaşar.

Nüfusun %62,5'ini ve Buenos Aires eyaletinin %69,17'sini oluşturan İtalyanlar ülkenin en büyük etnik grubudur. İtalyanlardan sonra, ülkede yaşayan en büyük etnik grup İspanyollardır. Ayrıca yıllardır gerçekleşen iç göçlerle birlikte İtalyanlar, ülkenin ortasındaki ve batısındaki tüm büyük şehirde de yaşamaktadır. Özellikle Buenos Aires'te yaklaşık 12 milyon İtalyan yaşamaktadır ve bu durum şehri, dünya üzerinde en fazla İtalyan nüfusuna sahip şehir yapmaktadır.

Arjantin'nin fiilen resmî dili, aynı zamanda nüfusun %94,4'inin anadili olan İspanyolca’dır. Nüfusun yaklaşık %3,3’ü ise ana dil olarak İtalyanca konuşmaktadır. Aymaraca ve Quechua ana dil olarak konuşanların oranı da %1'den azdır, bunun yanı sıra çeşitli bölgelerde küçük bir kesim tarafından ana dil olarak konuşulan diller de mevcuttur. Ayrıca Arjantin'de konuşulan Patagonya Galcesi ve Menonit Almancası gibi dillerin bazıları tehlike altındadır.

Ülke nüfusu büyük ölçüde Avrupa'dan 1860 ile 1930 yılları arasında gelen göç ile şekillendi. Çoğunluğunu İspanyol ve İtalyan göçmenlerin oluşturduğu Arjantin %97,2 Avrupa kökenli ve %92'si Katoliktir. Geriye kalan %2'si Protestan, %2'si Yahudi ve %4'ü ise diğer dinlere mensuptur.

Arjantin'de eğitim düzeyi yüksek olup 13 yıllık zorunlu eğitim sistemi uygulanmaktadır. Ülkedeki 102 üniversitenin 45'i devlet üniversitesidir ve toplam öğrencilerin yüzde 80'i bu üniversitelerde eğitim görmektedir.

Ülke dışında, çoğunluğu İspanya, İtalya ve ABD’de olmak üzere, 600 bin civarında Arjantinli yaşamaktadır. Ülkeye özellikle Paraguay ve Bolivya olmak üzere çevre fakir ülkelerden göç girişi olmaktadır.

Din

Arjantin, resmî dini olmayan seküler bir devlettir. Din ve vicdan özgürlüğü, ülkenin anayasasının 14. maddesiyle güvence altına alınmıştır. Arjantin’de baskın din Hristiyanlıktır. Yaygın mezhep ise Katolik mezhebidir. Ayrıca ülkede Protestanlık (ülkenin %2’si) ve Yahudilik (ülkenin %2’si) de yer yer yaygındır.

Arjantin’de 200.000 Yahudi yaşamaktadır. Yahudi toplulukları 1740 yılından itibaren bugün Arjantin’i oluşturan topraklarında yaşamaya başladı. 1802 yılına kadar Arjantin’e gelen ilk Yahudiler Portekiz orijinli Sefarad Yahudileriydi. Daha sonra özellikle 19. Yüzyılın sonunda özellikle Rusya’dan gelen göç dalgaları ile Arjantin’deki Yahudi nüfusu arttı. 20. yüzyıldaki göçlere rağmen, bugün hâlâ küçük bir Yahudi nüfusu Arjantin’de bulunmaktadır.

Eğitim

Arjantin'de üniversite öncesi eğitim Millî Eğitim Bakanlığı'nın denetimindedir. 2019 itibarıyla yetişkin nüfusunun %98,1'i okuryazar olan Arjantin'de 4 yıl ilkokul, 4 yıl ortaokul ve 4 yıl lise olmak üzere toplam 12 yıllık eğitim zorunludur. OECD raporlarına göre ülkede liseyi tamamlamayan 25-34 yaş grubuna dahil kişiler, liseyi tamamlayan aynı yaş grubundan iş arkadaşlarının elde ettiği gelirin ortalama olarak sadece %80'ini almaktadırlar.

Ülkenin temel eğitim seviyesi diğer OECD ülkelerinin altında kabul edilir. Arjantin, OECD'nin PISA programında 78 ülke arasında matematikte 72., bilimde 66. ve okuma-anlamada da 64. sırada yer alır.

2019 itibarıyla Arjantin'deki üniversite sayısı 55'tir. Dünyanın en iyi üniversitelerinin sıralandığı 2021 Times Higher Education World University Rankings'de ilk 500'e Arjantin'den beş üniversite dahil olmuştur. Listede Buenos Aires Üniversitesi (UBA) 66. sırada, Arjantin Papalık Katolik Üniversitesi 326. sırada, Palermo Üniversitesi 377. sırada, Austral Üniversitesi 443. sırada, Belgrano Üniversitesi 465. sırada yer almıştır.


Ekonomi

Arjantin, GSYİH (SAGP) sıralamasında 28. sırada ve GSYİH (nominal) sıralamasında 31. sırada yer almaktadır. G-20 büyük ekonomileri topluluğunun kurucu üyelerinden biridir.

Arjantin'in 2019'te ihracatı $65,1 milyar oldu. En fazla ihracat yapılan yapılan ülkeler ise Brezilya, Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve Şili olarak belirlendi. Aynı yıl ithalat $49,2 milyarı buldu. 2019'te Arjantin, en fazla Brezilya'dan ithalat yaptı. Bu ülkeyi sırasıyla Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve Almanya takip etti.

Arjantin ekonomisinin diğer önemli bölümlerini ise bankacılık, inşaat, ev aletleri, elektronik, tekstil, petrol arıtma, petrokimya ürünleri, gıda, madencilik, demir-çelik ve makine sanayi oluşturmaktadır. 2015 verilerine göre Arjantin'deki sektörel GSYİH dağılım %6 tarım, %17,2 sanayi ve %88,8 hizmet şeklinde olmuştur.

Ekonominin Sektörel Yapısı

Arjantin ekonomisi genelde tarım ve tarıma dayalı sanayi ağırlıklı bir yapıya sahiptir. Ortalama olarak GSYH'nin %10'u tarım, %30'u sanayi ve geri kalanı da hizmetlerden oluşmaktadır. Hızla artan tarım ürünleri fiyatları Arjantin ekonomisi için önemli bir büyüme kaynağı haline gelmiştir. Ülkenin %9,2'si tarıma elverişlidir.

Daha önce koruma duvarları arkasında gelişen ülke sanayisi 1990'lı yıllardaki liberalleşme politikalarıyla birlikte yabancı firmalarla rekabet edemez hale gelmiştir. Bu dönemde, özellikle doğal kaynaklara ve tarıma dayalı olarak faaliyet sürdüren mevcut birçok firma yabancılar tarafından satın alınmış, küçük ve orta ölçekli işletmeler hızla güç kaybetmeye başlamıştır. 1990'lı yıllarda yabancı sermaye ağırlıklı olarak büyüyen sanayi 1998 yılından itibaren durgunluğa ve krize girmeye başlamıştır. Gıda ve içecek, kimya ve petrokimya, otomotiv ve metal sanayii ülkenin en büyük sanayi kolları durumundadır.

Madencilik

Arjantin zengin maden yataklarına sahiptir. Maden taraması açısından sadece beşte birinin araştırılmış durumda olduğu belirtilen ülkede kurşun, çinko, kalay, bakır, demir, altın, manganez, petrol ve doğalgaz ile uranyum yatakları bulunmaktadır. Maden yataklarının önemli bir kısmı ülkenin batısında bulunan And Dağları bölgesinde yer almaktadır.

Catamarca ve San Juan eyaletleri bakır ve altın açısından oldukça zengindir. Mendoza'da uranyum, Jujuy'da çinko yatakları bulunmaktadır. 2003 yılında çıkarılan bir yasa ile madencilik ürünleri ihracatının vergiden muaf tutulması ve döviz gelirinin iç piyasada satış zorunluluğunun kaldırılması bu sektörü yabancı yatırımlar için cazip hale getirmiştir. Ancak, 2011 yılının ikinci yarısında ülkedeki döviz sıkıntısı söz konusu muafiyetin kaldırılmasına neden olmuştur. Mevcut uygulamalara göre madencilik ihracatından elde edilen dövizin de ülkeye getirilmesi zorunlu hale gelmiştir. Arjantin, toplam maden üretiminin üçte ikisinden fazlasını ihraç etmektedir.

Bununla birlikte Hükûmetin uyguladığı döviz ve ekonomi politikaları ve resmi istatistik kurumunun gerçeği yansıtmayan enflasyon verileri nedeniyle yatırım hesaplarını sürekli olarak gözden geçirmek durumunda kalan yabancı yatırımcıların 2013 yılında Arjantin'deki yatırımlarını askıya aldıkları görülmüştür.

Hizmetler

Başta toptan ve perakende ticaret, otel ve lokantacılık ile ulaşım ve iletişim sektörleri olmak üzere hizmetler sektörü de 2003'ten sonraki yıllarda çift haneli büyüme oranlarına ulaşmıştır. 1990'lı yıllarda hızla gelişen finans kesiminin ise kriz sırasında aldığı ağır darbe nedeniyle toparlanması oldukça uzun sürmüştür. Son yıllarda bankacılık ve finans sektörünün ekonomi içindeki ağırlığı tekrar artmaya başlamıştır.

Tarım Sektörü

Arjantin, 190.000 kilometrekare (73.359 sq mi) ekilebilir araziye sahiptir. Kurak bölgelerden, subtropikal ormanlara yayılan çeşitli mikro iklimlere ve ekosistemlere sahip Arjantin'de çok çeşitli ürünler yetiştirilebilmektedir. Toprağın düşük maliyeti ormancılık için çok uygundur ve yüksek orandaki ağaç sayısı bu alanda önemli yatırımların yapılması ile sonuçlanmıştır.

Soya, ayçiçeği, mısır, buğday, arpa, yulaf, pirinç, aspir, pamuk, fasulye, çay, tütün, şekerkamışı, üzüm, narenciye, elma, armut ülkede yetiştirilen en önemli meyve ve sebzelerdir. Ülkenin farklı bölgelerinde çeşitlilik gösteren iklim koşulları sayesinde Arjantin, çok farklı iklim gerektiren ürünlerin üretimine müsaittir. Hububat ve yağlı tohumlar üretimi Arjantin ekonomisi ve ihracatının lokomotif ürünleri arasında yer almaktadır.

Yaklaşık 51 milyon baş hayvana sahip olan Arjantin dünyanın en önemli et üreticileri arasında yer almaktadır. Ancak, son yıllarda yanlış tarım politikaları nedeniyle kasaplık sığır sayısının ciddi bir şekilde azalması ve 2009 yılı sonlarından itibaren et fiyatlarının hızla yükselmesi üzerine Arjantin Hükûmeti et ihracatına zaman zaman kısıtlama getirmek zorunda kalmış ve dünya et ihracatında Arjantin gerilere düşmüştür. Et ihracatında 2009 yılında üçüncü sırada yer alan Arjantin sonraki yıllarda sürekli gerileyerek 2012 yılı itibarıyla onuncu sıraya düşmüştür. 2012 yılı et ihracat değeri ülkenin son 50 yılındaki en düşük ikinci ihracat değerine tekabül etmektedir. İhracat miktarı 2013 yılında 200 bin tonun üzerine çıksa da önceki yılların seviyesine kıyasla hâlâ çok geridedir. 2013 yılında Arjantin'in dünya et ihracatçısı ülkeler arasındaki yeri, Meksika ve Yeni Zelanda’nın da gerisinde kalarak, 11. sıraya gerilemiştir.

Enerji

Arjantin geleneksel olarak petrol, petrol yağ ve yakıtları, doğal gaz ve elektrik üreticisi ve net petrol ve doğalgaz ihracatçısı konumundayken hükûmet YPF'ye el koyduktan sonra enerji dış ticaret açığı oluşmuştur.

Ülkenin 2,5 milyar varil geleneksel petrol rezervi bulunmaktadır. Söz konusu rezervlerin yaklaşık %60'ı Golfo San Jorge bölgesinde (Chubut ve Santa Cruz eyaletlerinde), %25'i de Neuquén bölgesinde yer almaktadır. 2011 yılında YPF tarafından Neuquén Eyaleti'ndeki Vaca Muerta yataklarında keşfedilenlerle birlikte ülkenin kaya petrolü rezervi 741 milyon varile ulaşmıştır. Belirtilen bölgede yeni kaya petrolü ve kaya gazı yatakları keşfedilmeye devam etmektedir. Arjantin doğalgaz açısından da zengin bir ülkedir. Ülkenin 27 trilyon kübik feet geleneksel doğalgaz rezervi bulunmaktadır. Toplam rezervlerin %42'si Neuquén'de ve %30'u Austral bölgesinde yer almaktadır.

Amerika Birleşik Devletleri Enerji Bilgi İdaresi verilerine göre, 774 trilyon kübik feet kaya gazı rezervine sahip olan Arjantin, bu alanda ÇHC ardından dünyada ikinci sırada yer almaktadır. Kaya gazı rezervlerinin yaklaşık yarısı Neuquén bölgesinde bulunmaktadır. Söz konusu bölgedeki Vaca Muerta yataklarında 2011 yılında 4,5 trilyon kübik feet kaya gazı keşfedilmiştir. Son yıllarda hükûmet YPF'ye el koyduktan sonra petrol ve doğalgaz üretiminde düşüş yaşanmaktadır.

Konuyla ilgili olarak ABD Enerji Bakanlığı tarafından yapılan çalışmalara göre, Arjantin'in sahip olduğu kaya gazı rezervleri, tüm Avrupa kıtasının sahip olduğu kaya gazı rezervlerinden daha fazla miktardadır.

Tarih

İlk kez 1810'da ulusal hükûmete kavuşan Arjantin, 1816'da İspanya'dan bağımsızlığını ilan etti. Bağımsızlıktan sonra Arjantin'deki bölgeler arasında yaşanan iç savaş sonunda 1853'te kabul edilen anayasa ile ülke federal bir devlete dönüştü. 1853'ten başlayarak yaklaşık 70 yıl boyunca siyasi istikrara sahip olan ülkede yaşanan hızlı ekonomik gelişmeyle beraber Arjantin kişi başına düşen millî gelir itibarıyla 1920'de dünyanın yedinci en zengin ülkesiydi.

Arjantin ekonomisi 1920'lerde kişi başına millî gelir sıralamasında dünya ekonomileri içinde ilk 10 ülke arasında yer alırken, takip eden 60 yıl içinde sürekli gerileyen bir performans göstermiştir. 1940'larda uygulanan politikalar büyük kamu açıklarını, enflasyonda artışı ve ekonomik durgunluğu beraberinde getirmiştir. İkinci Dünya Savaşı'nı takip eden dönemde, Arjantin kronik enflasyonun etkisi altında kalmıştır. Enflasyonu dünya ülkeleri seviyesine çekmek amacıyla birçok kez döviz kurunun nominal çapa olarak kabul edildişi istikrar programları uygulamaya geçirilmiş, ancak bu programların hepsi para krizleri ile sonuçlanmıştır. 1970'lerin ortalarına gelindiğinde ülkenin uzun dönem büyümesinin fark edilir derecede düştüğünü ve 1980'lerin ikinci yarısında ülkenin süregelen bir durgunluğun içinde olduğunu söylemek mümkündür. Tasarruf ve yatırım oranlarında 1970-1989 döneminde ciddi bir azalma gözlemlenmektedir. Arjantinliler makroekonomik istikrarın uzun yıllar boyunca sağlanamaması nedeniyle tasarruf ve yatırımlarını yurtdışına kaydırmışlardır. Üretimde verimlilik düşmüş ve yoksulluk günden güne artmıştır.

Yakın zamana kadar Brezilya ve Meksika'nın ardından Latin Amerika'nın üçüncü büyük ekonomisi olan Arjantin, bu unvanını 2014 yılından beri Kolombiya'ya kaptırmış bulunmaktadır.

Bölgede Venezuela'nın ardından ikinci en yüksek enflasyon oranı, Peso'nun 2014 Ocak ayında Dolar karşısında %23 oranında değer kaybetmesi ve düşük düzeydeki GSYİH büyüme oranı nedeniyle Arjantin, bir sıra gerileyerek bölgenin dördüncü büyük ekonomisi olmuştur. Bununla birlikte, ödemeler dengesine ilişkin öngörüler dikkate alındığında, Arjantin'in daha da geri sıralara düşmesinin yüksek bir ihtimal olduğu değerlendirilmektedir.

Latin Amerika’nın dördüncü büyük nüfusuna sahip olan Arjantin, zengin yer altı ve yer üstü kaynakları, yetişmiş insan gücü, şehirleşme ve teknolojik gelişimi, kişi başına alım gücünün yüksekliği sayesinde ekonomik potansiyeli çok yüksek olan ülkelerden biridir. Ancak, politik belirsizlik ve kurumsal yetersizlik gibi unsurlar ekonomik büyümenin potansiyelini yakalamasını engellemektedir.

Arjantin’de dönemler itibarıyla keskin politika değişiklikleri olmakla birlikte tarihsel olarak önemli bir müdahaleci ekonomi geleneği bulunmaktadır. Mevcut iktidar, devlet kontrolünün olmadığı 1990’lı yıllardaki serbest piyasa modelinin bir sonucu olarak ülkenin 2001-2002 dönemi krizini yaşadığından hareket ederek müdahaleci bir politika izlemektedir.

1990’lı yıllardaki liberalleşme, özelleştirme ve deregülasyon politikaları sayesinde yabancı yatırımcılar için cazibe merkezi haline gelen Arjantin’de 2001 sonu ve 2002 başındaki kriz ve kriz sonrası uygulamaya konulan politikalar yabancı sermaye için olumsuz bir ortam yaratmıştır. 2002 yılından sonraki dönemde mevcut yabancı sermayenin bir kısmı ülkeyi terk etmiştir. 2003 yılından itibaren iktidarda olan yeni Peronist yönetim yerli sermayeye daha çok önem vermekte ve kamu ihalelerinde yerli şirketler lehine ayrımcılık yapmaktadır.

Menem’den sonra yeniden Radikal cepheden seçilen başkan Fernando de la Rua (1999-2001) ekonomik bunalımla birlikte yayılan kitlesel hareketlere boyun eğerek istifa etti. 2001-2003 yılları arasında derin siyasi-ekonomik bunalım dönemi yaşandı. De la Rua’nın yarım bıraktığı başkanlık süresini tamamlamak için görevlendirilen dört geçici başkan bu süreyi tamamlayamayarak istifa etmek zorunda kaldı.

2003’te Peronist cepheden Nestor Kirchner başkanlığa seçildi. Kirchner demokratik bazı adımlar attı, Carlos Menem’in Yüksek Mahkemeye atadığı “yandaş” üyeleri değiştirdi, siyasi istikrar sağladı. Ancak uyguladığı ekonomik politikalar belli bir iyileşme sağlasa da gelir dağılımı dengesizliği devam etti. Kirchner yeniden seçilmek için uygun olan siyasi atmosfere rağmen kendi yerine eşini aday gösterdi. Böylece eşinden sonra iki dönem daha başkan seçilme hesabı yaptı.

Orta sınıfın yoksullaşması ve yoksul sınıfın genişlemesi, 2000'den itibaren popülizmin yeniden güçlenmesini ve geniş taban bulmasını sağlamıştır. 2001 sonundan 2003 ortasına kadarki dönem siyasi bunalımın doruğa çıktığı dönemdir ve bu dönemin ilk bir ayında protestolar ve kamuoyu baskısıyla üç geçici başkan değiştirilmiştir (Frederico Ramon Puerta, Adolfo Rodriguez Saa ve Eduardo Oscar Camano) Kongre 2002'nin başında Peronist Eduardo Duhalde'yi geçici başkan olarak seçmiştir. Duhalde de ekonomik gidişatı değiştiremeyince 2002'nin yazında bir yıl içinde (olağan görev süresi dolmadan) görevi bırakacağını ilan etmek zorunda kalmıştır.

2003 Mayıs'ında Nestor Kirchner başkan olarak seçilmiştir. Ekonomide Menem döneminde başlatılan liberal politikaları sınırlayan Kirchner döneminde önemli gelişmeler sağlanmıştır. Görev süresi boyunca ekonomi her yıl %9 büyümüş, yaşam standartları yükselmiş, işsizlik %20'den %9'a düşerken, yoksulluk %50'den %27'ye gerilemiştir. Ancak gelir dağılımında bir iyileşme sağlanamamıştır.

2007'de yapılan başkanlık seçimlerinde Nestor Kirchner'in eşi başkan seçildi. Yeni başkan Cristina Fernandez de Kirchner eşinin başlatmış olduğu görece istikrarlı yönetimin devam etmesini sağladı. 2011'de yapılan son başkanlık seçiminde Bayan Kirchner yeniden başkanlık koltuğuna oturdu. Kasım 2015'te yapılan son seçimlerde ise çoğu Peronist olmayan partilerden oluşan Cambiemos (Değişim) ittifakı adına yarışan Mauricio Macri, Arjantin'in yeni başkanı olarak seçildi.

Turizm

Ulaşım

Arjantin, coğrafi olarak oldukça büyük bir alanı kaplamakla birlikte, ulaşım ağı açısından Latin Amerika ülkeleri içinde en ileri düzeyde bulunmaktadır.

31902 km’lik kullanılabilir ve toplam 40245 km demiryolu Latin Amerika’nın en uzun demiryolu ağıdır.

Toplam 231374 km’lik karayolunun yaklaşık 70000 km’lik kısmı asfaltlanmıştır.

Ülkenin dış ticaretinin %90’ı deniz yoluyla, La Plata, Paraná, Paraguay ve Uruguay nehirlerinin su yolu ağını kullanarak yapılmaktadır. Büyük bir deniz kıyısı uzunluğuna sahip olan Arjantin’de çok sayıda liman bulunmaktadır. Bunlardan en büyükleri Zárate ve Campana limanlarıdır.

2 Mart 2015 tarihi itibarıyla Arjantin Hükûmeti’nin ülkenin demiryollarını kamulaştırdığı duyurmuştur.

Bilim ve teknoloji

Arjantin'deki bilim ve teknoloji tarihi, bilimsel politikaların yörüngesini ve bu ülkede yapılan keşifleri ve gelişmeleri anlatıyor.

Arjantin, İspanyol altın yüzyılının genel valilik üniversiteleri ve 16. ve 17. yüzyılların Cizvit bilim adamlarıyla başlayan, Florentino Ameghino gibi 19. yüzyılın gök bilimcileri ve doğa bilimcileriyle devam eden uzun bir bilimsel araştırma geleneğine sahiptir. Ve ulusal üniversitelerin ortaya çıkmasıyla, bilimsel çalışmayı sistemleştirme ve resmîleştirmeye yönelik ilk çabalar başlamış, böylece Córdoba (1613'te kurulmuş ve 1854'te kamulaştırılmış), Buenos Aires (1821), del Litoral (1889), La Plata (1897) ve Tucumán (1914) ulusal üniversiteleri ortaya çıkmıştır.

Savaş sonrası dönemde, ulusal bilim sisteminde bir dönüşüm gerçekleşti. Büyük ölçüde, bilimsel araştırmalar için gerekli insan kaynaklarını (burs sahipleri ve araştırmacılar) finanse etmekten sorumlu Fransız CNRS'nin imajında ve benzerliğinde oluşturulan bir organ olan CONICET'in yaratılması nedeniyle. Bu dönemde, tarımsal teknoloji (INTA), endüstriyel (INTI), nükleer (CNEA), savunma (CITIDEF) ve uzay (CNIE, şimdi CONAE) araştırmaları için özel kuruluşlar da oluşturuldu. Bölgesel düzeyde, Buenos Aires eyaletinin Bilimsel Araştırma Komisyonu'nun (CIC) oluşturulması göze çarpmaktadır. Arjantin, ülkeye üç Nobel Ödülü veren uzun bir biyomedikal araştırma geleneğine sahiptir: Bernardo Houssay (1947, ilk Latin Amerika'dan), Luis Federico Leloir (1970) ve César Milstein (1984).

Bilimsel sistemin bu gelişim dönemi, 1966'da, gelişmiş ülkelere beyin göçüne neden olan Uzun Köpekler Gecesi olarak bilinen bir olayla aniden sona erer. Siyasi ve ideolojik zulüm, 1983'teki son askeri diktatörlüğün sonuna kadar devam edecekti.

Demokrasinin geri dönüşü ile bilim ve teknoloji kuruluşlarındaki kurumsal durum normalleşir, bu da yine sivil ellere geçer, ancak sektörün bütçesi kıttır. Carlos Menem hükûmeti (1989-1999), CONICET'in o ana kadar sahip olduğu sübvansiyon ve kredi sağlama işlevini üstlenen ANPCyT'nin (1997) oluşturulmasıyla Arjantin bilimsel sisteminde yeni değişiklikler üretti. Bu dönem boyunca, bilimsel sistemdeki boşluklar neredeyse sıfırdı ve ekonomik kriz faktörünün eklendiği De la Rúa hükûmeti (1999-2001) sırasında devam edecek olan yeni bir beyin göçüne yol açtı.

Néstor Kirchner (2003-2007) ve Cristina Fernández de Kirchner (2007-2015) hükûmetleri, CONICET'teki yeni araştırmacılar ve bursiyerler için çağrıların yeniden açılmasını ve Raíces Programı aracılığıyla araştırmacıların ülkelerine geri gönderilmesini gerçekleştirdi. 2007 yılında, İlk kez Bilim, Teknoloji ve Üretken Yenilik Bakanlığı (MinCyT), alanın planlanması ve koordinasyonuna adadı. O zamana kadar, sadece Bilim ve Teknoloji Sekreteri, alt statüye sahipti. Bölgenin bütçesi, sonraki Mauricio Macri (2015-2019) hükûmeti sırasında, bilim ve teknolojideki eylemini Bilim, Teknoloji ve Üretken Yenilik Bakanlığı'nın kaldırılması ve sekreterlik düzeyine indirilmesiyle tamamlayan önemli kesintilere maruz kalıyor. Genç araştırmacılar için CONICET'e erişim yeniden azaldı ve bu da yeni bir beyin göçüne neden oldu. Alberto Fernández'in ilk yılında (2019-), Bilim, Teknoloji ve Üretken Yenilik Bakanlığı yeniden oluşturulur, ancak önemli bütçe açıklarından mustarip olmaya devam eder.

21. yüzyıldaki ana başarılar, yeni transgenik çeşitlerin geliştirilmesiyle biyoteknolojide olmuştur; ülkenin devlet şirketi INVAP aracılığıyla farklı ülkelere nükleer reaktör ihraç ettiği nükleer teknoloji ve uydu teknolojisi. uydular tasarlandı ve üretildi: SAC-D / Aquarius (2011), 14 Arsat-1 (2014), 15 SAOCOM 1-A (2018) ve 1B (2020). Bilişim, nanoteknoloji ve biyoteknoloji gibi ulusal devlet tarafından stratejik kabul edilen alanlarda da tanıtım programları geliştirilmektedir.

Arjantin'de bilim ve teknoloji, devlet, ulusal üniversiteler ve enstitüler, şirketler ve diğer ulusal ve uluslararası örgütler ve araştırma, geliştirme ve yeniliğe (I + D + i) yönelik dernekler tarafından yürütülen bir dizi politika, plan ve programdan oluşur. Arjantin, bilimsel ve teknolojik altyapı ve tesislerin yanı sıra. Ülke, 2018 verilerine göre GSYİH'sının %0,49'unu araştırma ve geliştirmeye yatırıyor ve bu yatırımın %67'si devlet tarafından yapılıyor.437

Kamu bilimsel-teknolojik faaliyeti, diğer bakanlıklarda araştırma kuruluşları ve kuruluşları bulunabilmesine rağmen, esas olarak Bilim, Teknoloji ve Yenilik Bakanlığı (MinCyT) tarafından koordine edilmekte ve planlanmaktadır. MinCyT, yönergelerini Arjantin Innovadora 2020 gibi stratejik planlar aracılığıyla çizer. 21. yüzyılın ilk on yıllarında ana politikalarından biri, 1000'den fazla bilim insanının ülkelerine geri gönderilmesine izin veren Kökler Programıdır, 438 var olan beyin göçü eğilimini tersine çevirmiştir. Arjantin'de.439 Ülkenin bilimsel faaliyeti esas olarak CONICET ve ulusal üniversitelerde yoğunlaşırken, teknolojik üretim diğerlerinin yanı sıra CNEA, INTA, INTI ve CONAE gibi çeşitli sektörel devlet kurumlarına odaklanmıştır.

Arjantin'deki ana bilimsel araştırma organı Ulusal Bilimsel ve Teknik Araştırma Konseyi'dir (CONICET). Tüm bilgi alanlarını kapsayan ve Amerika'nın en prestijli kurumlarından biri olarak kabul edilen MinCYT'ye bağlı bir kurumdur.440 CONICET, tematik ve bilimsel özerkliğe sahip enstitüler halinde düzenlenmiştir ve personeli, araştırmacılar, profesyoneller, teknisyenler arasında 20.000 kişiyi aşmaktadır. ve doktora ve doktora sonrası araştırmacılar.441

Arjantin biyotıp, fizik ve tarım bilimleri alanlarında sağlam bir araştırma geleneği geliştirdi. Biyotıp araştırmaları ülkeye üç Nobel Ödülü verdi: Bernardo Houssay (1947, Latin Amerika'da bir ilk), Luis Federico Leloir (1970) ve César Milstein (1984). Nobel Barış Ödülü sahipleri dahil edilirse, Arjantin 442'si en çok ödül alan Latin Amerika ülkesi olmak üzere toplam beş Nobel Ödülü sahibine ulaşıyor. 2007 yılında İklim Değişikliği Konusunda Hükûmetlerarası Uzmanlar Grubu'nun bir üyesi olarak Nobel Barış Ödülü'nü alan biyolog Sandra Myrna Díaz'a eklenebilirler.443 444 445 Fizik alanında Juan Martín Maldacena, 2008 yılında Fundamental Physics'ten Yuri Milner ödülünü aldı. 2012.446

Bilişim, nanoteknoloji ve biyoteknoloji gibi çabaları yoğunlaştırma ve geliştirilen kapasitelere anlam verme eğiliminde olan konularda iyi yapılandırılmış programlar geliştirilmektedir.447 Biyoteknolojide, klonlanmış ineklerde hormon üretimi448 449 ve yeni ineklerde hormon üretimi gibi kilometre taşları448 449 zirai kimyasallara veya strese toleranslı transgenik hububat ve baklagiller çeşitleri.450 451 Bilgisayarda, Yazılım Yasası'nın ve onun halefi Bilgi Ekonomisi Yasası'nın yürürlüğe girmesinden sonra yazılım şirketlerinin sayısında sürekli bir artış oldu.

Arjantin, Latin Amerika'da öncü olarak nükleer ve uydu teknolojisinde önemli yeteneklere sahiptir.452 Amerika kıtasında - Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte - uydu üreten ve ihraç eden tek ülkedir.453 Nükleer konularda, tam döngüyü üretir. ve çeşitli ülkelere, ülkede tasarlanan ve üretilen nükleer reaktörler sağlar. Her iki alanda da ana aktörler Ulusal Atom Enerjisi Komisyonu (CNEA), Ulusal Uzay Faaliyetleri Komisyonu (CONAE) ve halka açık şirket INVAP'dir. Konuyla ilgili en önemli eğitim merkezi, ülkenin ve bölgenin en prestijli bilim kurumlarından biri olarak kabul edilen Balseiro Enstitüsü'dür.454 455 Silah geliştirme alanındaki en önemli gelişmelerden bazıları, CITEFA'nın en son gelişmelerinden biri olan ve hava-deniz ve hava-su versiyonlarında sunulacak olan AS-25K füzesidir. Ayrıca hava trafik kontrolü ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele için helikopterler, uçaklar ve askerî ve sivil radarlar inşa ediyor.

Kültür

Tango dansı, pembe dizileri, futboldaki başarısıyla öne çıkan ülkenin, Jorge Luis Borges, Domingo Liotta ve Rene Favaloro gibi dünyaca ünlü edebiyatçılar ile bilim adamlarını yetiştirdiği biliniyor.

📚 Kaynak: Bu içerik Vikipedi (Wikipedia)'den alınmıştır. İçerik CC BY-SA lisansı altındadır.
← Tüm Kişiler