Türkiye millî futbol takımı
Türkiye'yi temsil eden erkek millî futbol takımı
👁 2 görüntülenme(Cenevre, İsviçre; 20 Haziran 1954)
(İstanbul, Türkiye; 10 Kasım 1996)En farklı mağlubiyet
(Chorzów, Polonya; 24 Nisan 1968)
Türkiye 0-8 İngiltere ![]()
(İstanbul, Türkiye; 14 Kasım 1984)
(Londra, İngiltere; 14 Ekim 1987)Dünya KupasıKatılım3 En iyi dereceÜçüncü (1), (2002)Avrupa Futbol ŞampiyonasıKatılım6 En iyi dereceYarı final (1), (2008)Konfederasyonlar KupasıKatılım1 En iyi dereceÜçüncü (1), (2003)Resmî sitetff.org
Türkiye millî futbol takımı, Türkiye'yi uluslararası turnuva ve maçlarda temsil eden ve Türkiye Futbol Federasyonu tarafından yönetilen erkek millî futbol takımıdır.
İlk maçını 26 Ekim 1923 tarihinde yapan takım, FIFA Dünya Kupası'na katılmaya 1950, 1954, 2002 ve 2026 olmak üzere 4 defa hak kazanmış, ancak 1950 FIFA Dünya Kupası'na finansal sorunlar yüzünden katılamamıştır.
Türkiye Futbol Federasyonu bir UEFA üyesi olduğundan, Türkiye millî takımı dünya çapındaki turnuvalara Avrupa elemeleri üzerinden katılmaktadır. Takımın 2002 FIFA Dünya Kupası'nda Şenol Güneş yönetiminde aldığı üçüncülük ve Fatih Terim yönetiminde 2008 Avrupa Futbol Şampiyonasında aldığı üçüncülük, millî takım tarihindeki en büyük başarılarıdır. Ayrıca, Şenol Güneş yönetiminde 2003 FIFA Konfederasyonlar Kupası'nda da üçüncülüğü bulunmaktadır. (2002 FIFA Dünya Kupası finalisti Almanya turnuvaya katılmayınca yerine davet edilmiştir.)
Tarihinde üç kez FIFA Dünya Kupası'na katılma başarısı göstermiş olan Türkiye millî takımında en fazla formayı 120 kez Rüştü Reçber giymiş, millî forma altında en fazla golü ise 51 kez ile Hakan Şükür atmıştır.
Takımın kullandığı forma setinden iç saha forması, Türk bayrağının renklerini taşıyan klasik kırmızı bantlı beyaz formadır. Dış sahada kullanılan forma ise beyaz detayları bulunan kırmızı renkli formadır.
1923'ten 1980'lere
Türk sporunun ilk teşkilatı olan Türk İdman Cemiyetleri İttifakının kurulmasının ardından Yusuf Ziya Öniş başkanlığında ilk Türk Futbol Federasyonu 1923 yılında Şehzadebaşı'ndaki Letâfet Apartmanı salonunda yapılan toplantıda "Futbol Hey'et-i Müttehidesi" adıyla kurulmuştur. Ardından FIFA'ya başvurulmuş ve Türkiye 21 Mayıs 1923 tarihinde FIFA'nın 26. üyesi olmuştur. FIFA üyeliğinin ardından 1923 yılında Türk millî takımı; Ali Sami Yen'in teknik direktörlüğünde çıktığı ilk resmî maçında aynı sene Romanya ile İstanbul'da Taksim Stadı'nda karşılaştı ve 2-2 berabere kaldı. Karşılaşmada iki gol atan Zeki Rıza Sporel Türk millî takımının ilk golünü atarak tarihe geçti. 1924 Paris Olimpiyatları'nda Çekoslovakya ile oynanan ve 5-2 kaybedilen maç, kayıtlara millî takımın yurt dışındaki ilk maçı olarak geçti. 1949 yılında Suriye'yi geçerek 1950 FIFA Dünya Kupası'na katılma hakkını elde etmesine rağmen Dünya Kupası'nın düzenleneceği Brezilya'nın uzaklığının doğurduğu mali problem yüzünden turnuvaya katılamadı. 17 Haziran 1951 tarihinde dönemin güçlü takımı, sonradan 1954 FIFA Dünya Kupası'nı kazanacak olan Batı Almanya'yı Berlin'deki Olimpiyat Stadı'nda 2-1 yenen Türk millî takımı, Türk futbol tarihinin o dönemki en büyük zaferine imza attı. Bu maçta sergilediği oyunla Türkiye'nin kalecisi Turgay Şeren; artık Berlin Panteri lâkabıyla anılır oldu. 1954 yılındaki Dünya Kupası elemelerinde İspanya ile eşleşen Ay Yıldızlılar; deplasmandaki maçı 4-1 kaybederken kendi sahasında da 1-0 kazandı. O zamanki statü gereği averaj göz önüne alınmadığından tarafsız sahada (Roma şehrinde) üçüncü bir karşılaşma yapıldı ve 2-2 berabere tamamlandı. Dönemin statüsünde uzatmalar ya da penaltılar olmadığından, eşitlik bozulmayınca para atışı (yazı tura) yapıldı. Para atışı sonucunda Türk millî takımı, İspanya'yı eleyerek tarihinde ilk defa FIFA Dünya Kupası'na katılmayı başardı. İsviçre'de düzenlenen kupanın grup maçlarında Güney Kore'yi 7-0 yenerek tarihinin en farklı galibiyetlerinden birini alan millî takım, üç sene önce mağlup ettiği Batı Almanya'ya grup karşılaşmasında 4-1, play-off maçında ise 7-2 yenilerek bir üst tura çıkma şansını kaybetti. Türkiye kupada oynadığı üç maçta kaydettiği 10 gol ile maç başına 3,33 gol ortalamasıyla 2002'ye katılana kadar maç başına en fazla gol atan takım unvanını korudu. 1955 yılında 1954 FIFA Dünya Kupası'na katılan kadronun çoğunun askerde bulunmasının katkısıyla Ordu millî futbol takımı finalde İtalya'yı geçerek Dünya Şampiyonu oldu. 1956 senesinde bir önceki FIFA Dünya Kupası'nda final oynayan Macaristan'ı İstanbul'da 3-1 deviren millî takım; tarihinin unutulmaz galibiyetlerinden birine imza attı.
Türkiye, 1966 FIFA Dünya Kupası elemelerinde Portekiz, Çekoslovakya ve Romanya'nın bulunduğu zor bir gruba düştü ve grup sonuncusu oldu. 1970 FIFA Dünya Kupası elemelerinde Sovyetler Birliği ve Kuzey İrlanda ile karşılaşan Türkiye, puan dahi alamadan grup sonuncusu oldu. Türkiye 1974 FIFA Dünya Kupası elemelerinde İtalya ve İsviçre ile gruptan çıkmak için mücadele etti. Napoli'de 0-0 berabere kalan Türkiye, İstanbul'da İtalya'ya 1-0'la yenildi ve finallere katılabilme şansını kaybetti. Türkiye, 1978 FIFA Dünya Kupası eleme gruplarında her iki maçta da Avusturya'ya boyun eğdi ve finallere katılma şansını kaybetti. 1982 FIFA Dünya Kupası elemelerinde Sovyetler Birliği, Çekoslovakya, Galler ve İzlanda'nın bulunduğu grupta puan alamadan sonuncu olan Türkiye, 1986 FIFA Dünya Kupası elemelerinde İngiltere'den iki maçta toplam 13 gol yediği grup maçlarında sadece bir puan alıp grup sonuncusu oldu. 1990 FIFA Dünya Kupası elemelerinde son grup maçları öncesi averajla grup ikincisi olan Türkiye son maçta SSCB'ye kaybederek kıl payı elemeleri geçemedi.
1991'den 2002'ye
1991 Akdeniz Oyunları'nda finale çıkan genç nesil; Türk Futbol Tarihi'nde milat oldu. 1992 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde son, 1994 FIFA Dünya Kupası elemelerinde ise 5. torbadan kur'a çekimine katılan millî takım; bu nesille birinci torbaya kadar yükseldi. Akdeniz Oyunları finalinde Türk ümit millî futbol takımı, sonradan 2006 FIFA Dünya Kupası'nı kaldıran İtalya'ya elendi. A millî takıma yükselen bu nesil futbolcularla Fatih Terim teknik direktörlüğünde takım; Euro'96 elemelerinde İsviçre ve İsveç'i 2-1 yendi; İsveç'i saf dışı bırakarak İngiltere'de düzenlenen 1996 Avrupa Futbol Şampiyonası'na katılmaya ilk kez hak kazandı. Türk millî takımı; turnuvada Hırvatistan, Danimarka ve Portekiz ile aynı grupta yer aldı. Hırvatistan'a son dakikalarda yediği golle yenilen millî takım Portekiz'e 1-0 ve Danimarka'ya 3-0 mağlup oldu. Turnuvada hiç gol atamayan ve hiç puan alamayan Türk millî takımı; ilk kez katıldığı Avrupa Şampiyonası'ndan eli boş döndü. 1998 FIFA Dünya Kupası elemelerinde grupta Hollanda ve Belçika'nın ardından üçüncü olan takım turnuvaya gitme şansını son maçlarda kaybetti. Mustafa Denizli yönetiminde Euro 2000 elemelerinde Almanya'nın ardından grup ikincisi olarak baraj maçlarına kaldı. İrlanda'nı rakip sahada 1-1 ve içeride 0-0'lık sonuçlarla eleyerek Belçika ve Hollanda'nın ortaklaşa düzenlediği 2000 Avrupa Futbol Şampiyonası'na katılmaya hak kazandı. Türk millî takımı, B Grubu'nda İsveç, İtalya, Belçika ile eşleşti. İlk maçta İtalya'ya 2-1 kaybeden millîler; Avrupa Şampiyonalarında ilk golünü attı, gruptaki ikinci maçında İsveç ile golsüz berabere kalarak ilk puanını aldı. Gruptan çıkan takımı belirleyecek son maçta ev sahibi Belçika'yı Hakan Şükür'ün -biri kaleciden bile yükseğe sıçrayarak kafayla olmak üzere- attığı 2 golle devirerek Avrupa Şampiyonaları'nda ilk galibiyetini alan Türk millî takımı; İtalya'nın ardından ikinci olmayı başardı ve futbolda tarihinde ilk defa bir uluslararası organizasyonda çeyrek finale yükseldi. Çeyrek finalde Portekiz ile eşleşen millîler; rakibine 2-0 yenildi ve 6. olarak turnuvaya veda etti.
Dünya üçüncülüğü
2002 FIFA Dünya Kupası elemelerinde Şenol Güneş yönetiminde İsveç'in ardından ikinci olan millîler kupaya gitme hakkını da play-off (baraj maçları)'nda Avusturya'ya 1-0 ve 5-0'lık sonuçlarla üstünlük sağlayarak kazanan ay-yıldızlılar; tarihinin en büyük başarısını bu turnuvada elde etti. Temelini 1991 yılındaki Akdeniz Oyunları'nda ikinci olan futbolcuların oluşturduğu takım Brezilya, Kosta Rika ve Çin ile birlikte C Grubu'nda yer aldı. Grup aşamasını Güney Kore'de oynayan Ayyıldızlılar ilk maçında Brezilya karşısında Hasan Şaş'ın attığı müthiş golle öne geçmesine rağmen karşılaşmayı 2-1 kaybetti. İkinci maçında da Kosta Rika ile 1-1 berabere kalan millîler, grubun son maçında Çin'i 3-0 yenerek gruptan ikinci olarak çıkmayı başardı. 2. Tur'da ev sahiplerinden biri olan Japonya'yı Ümit Davala'nın attığı golle 1-0 geçen ekip, çeyrek finalde turnuvada Fransa ve İsveç gibi takımları yenen Senegal ile eşleşti. Türk millî takımı karşılaşmayı İlhan Mansız'ın attığı altın golle 1-0 kazandı. Sonradan kupayı kazanacak olan, grupta karşılaştığı ve kaybettiği Brezilya'ya yarı finalde (1-0) kaybeden Türk millî takımı, Güney Kore'yi 3-2 yenerek Dünya üçüncüsü oldu. Üçüncülük maçında Hakan Şükür maçın başlamasından 10.8 saniye sonra attığı golle FIFA Dünya Kupası tarihinin en hızlı golünü attı ve tarihe geçti. Üçüncülük maçının sonunda Türkiye ile Güney Koreli futbolcuların kol kola sergiledikleri dostluk görüntülerini seyircileri alkışlaması üzerine, Avrupa basını daha önce olası Türkiye-Güney Kore finali için "kâbus final" derken maçtan sonra "finalin adı Türkiye-Güney Kore olmalıydı" şeklinde başlıklar attı. Kupanın ardından turnuvanın en iyi oyuncuları kadrosuna Rüştü Reçber ve Hasan Şaş seçildi.
2002 FIFA Dünya Kupası sonrası
1 yıl önce dünya üçüncüsü olan takımdan sadece 8 oyuncunun 23 kişilik kadroya alındığı 2003 FIFA Konfederasyonlar Kupası'nda da Kolombiya'yı yenerek üçüncü olan Türk millî takımı, 2004'te Dünya Kupası Sonrası Sendromu adı verilen ve bir duraklama dönemi yaşadı. Çekilen kuralar sonucunda 7. Grupta İngiltere, Slovakya, Makedonya ve Lihtenştayn ile aynı grupta yer alan Türkiye, 20 puanlı İngiltere'nin ardından topladığı 19 puanla grubu ikinci bitirdi ve yine play-off oynamaya hak kazandı. 2004 Avrupa Futbol Şampiyonası'na katılma hakkını play-off maçlarında Letonya'ya deplasmanda 1-0 mağlup olan Türkiye, kendi evinde 2-2 berabere kalınca şampiyonaya katılma hakkını kaybetti. 2006 FIFA Dünya Kupası elemelerinde Yunanistan, Ukrayna ve Danimarka ile aynı grupta bulunan Ayyıldızlılar; Ersun Yanal yönetiminde başarısız olmasa da basının baskısı sonucu Ersun Yanal yerine Fatih Terim getirildi. Fatih Terim yönetiminde 25 puanlı Ukrayna'nın ardından grupta 23 puanla ikinci olmayı başaran Türk millî takımı play-off maçlarında İsviçre ile eşleşti. Deplasmanda 2-0 yenildiği İsviçre'yi rövanşta 4-2 yenmesine rağmen deplasman golü kuralıyla rakibine elendi. Maçtan sonra her iki takım futbolcuları ve teknik heyeti arasında çıkan olaylar yüzünden FIFA Türkiye'ye -resmî maçlarda geçerli olmak üzere- 3 maç tarafsız sahada seyircisiz oynama cezası verdi.
2006 yılında Türk vatandaşlığına geçen ve Mehmet Aurelio adını alan Brezilyalı Marco Aurélio Brito dos Prazeres, teknik direktör Fatih Terim tarafından Lüksemburg ile oynanacak hazırlık maçı kadrosuna çağrılarak bir ilki gerçekleştirdi. 1980'lerin ikinci yarısından itibaren hızla artan bir şekilde millî takımda yer alan, Avrupa'da doğup büyümüş Türk kökenli futbolcuların aksine Aurelio'nun tamamen yabancı kökenli bir futbolcu olarak Türk vatandaşlığına geçmesinin hemen ertesinde millî takıma çağrılması tartışmalara sebep oldu.
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde Yunanistan, Norveç, Bosna-Hersek, Macaristan, Moldova ve Malta ile aynı grupta bulunan Türk millî takımı grupta oynadığı ilk 3 maçın 3'ünü de kazanmayı başardı. Dördüncü maçına 25 Mart 2007 tarihinde Atina'da Yunanistan karşısına çıkan millîler maçın hemen başında yediği golle 1-0 mağlup duruma düşmesine rağmen Tuncay Şanlı, Gökhan Ünal, Tümer Metin ve Gökdeniz Karadeniz'in golleriyle karşılaşmayı 4-1 kazandı ve tarihinin en büyük başarılarından birine imza attı. Daha sonra ise 28 Mart Çarşamba günü oynadığı Norveç maçından 2-2'lik skorla ayrıldı. Bu karşılaşmada takımın her iki golünü de Hamit Altıntop attı. A millî takımının üç maçlık seyircisiz oynama cezası bu maçla sona erdi. Bosna-Hersek ile olan bundan sonraki grup maçında ise Hakan Şükür ve Sabri Sarıoğlu ile iki kez öne geçmesine karşın Türkiye son dakikada yenen golle 3-2 mağlup oldu. 8 Eylül 2007 günü Malta maçında 2-2 berabere kalan millî takım beklenmeyen iki puan kaybı yaşadı. 12 Eylül 2007 günü ise Macaristan karşısında BJK İnönü Stadyumu'nda oynanan maçta 3-0'lık net bir skorla galibiyet alındı. Ancak Avrupa'nın zayıf ekiplerinden Moldova karşısında 1-1 berabere kalıp hemen arkasındanda grup lideri Yunanistan'a 0-1 yenilerek grubunda üçüncü sıraya gerileyerek 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası işini zora soksa da 17 Kasım 2007 gününde grup 2.'si Norveç'i deplasmanda 1-2 yenerek Euro 2008'e gitme şansını son maça taşıdı. 21 Kasım 2007 Çarşamba günü İstanbul Ali Sami Yen Stadyumu'nda oynanan Bosna Hersek maçını Türkiye, 1-0 kazanmış ve o gün 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası finallerine katılmaya hak kazanmıştır.