📖 Kimdir # Whitney Houston
Whitney Houston
KİMDİR?

Whitney Houston

Amerikalı sinema oyuncusu ve şarkıcı (1963 – 2012)

Whitney Elizabeth Houston, Amerikalı şarkıcı ve oyuncudur. "Ses" lakaplı sanatçı, dünya çapında 220 milyondan fazla albüm satışıyla tüm zamanların en çok satan müzik sanatçılarından biridir. 2023 yılında Rolling Stone onu tüm zamanların en büyük ikinci şarkıcısı seçti. Popüler müzikte pek çok şarkıcıyı etkileyen Houston, güçlü ve duygulu vokalleri, vokal doğaçlama becerileri ve pop müzikte gospel şarkı söyleme tekniklerini kullanmasıyla tanınmaktadır. Billboard Hot 100 listesinde 11 tane bir numara single sahibi olan Houston, bu listede art arda yedi tane bir numara single sahibi tek sanatçıdır. Aldığı ödüller arasında 8 adet Grammy Ödülü, 16 adet Billboard Müzik Ödülü, 2 adet Emmy Ödülü ve 30 adet Guinness Dünya Rekoru bulunmaktadır.
Sanatçının kendi adıyla 1985'te çıkardığı ilk albümü için Whitney Houston (albüm) maddesine bakınız.

Whitney Elizabeth Houston (9 Ağustos 1963 - 11 Şubat 2012), Amerikalı şarkıcı ve oyuncudur. "Ses" lakaplı sanatçı, dünya çapında 220 milyondan fazla albüm satışıyla tüm zamanların en çok satan müzik sanatçılarından biridir. 2023 yılında Rolling Stone onu tüm zamanların en büyük ikinci şarkıcısı seçti. Popüler müzikte pek çok şarkıcıyı etkileyen Houston, güçlü ve duygulu vokalleri, vokal doğaçlama becerileri ve pop müzikte gospel şarkı söyleme tekniklerini kullanmasıyla tanınmaktadır. Billboard Hot 100 listesinde 11 tane bir numara single sahibi olan Houston, bu listede art arda yedi tane bir numara single sahibi tek sanatçıdır. Aldığı ödüller arasında 8 adet Grammy Ödülü, 16 adet Billboard Müzik Ödülü, 2 adet Emmy Ödülü ve 30 adet Guinness Dünya Rekoru bulunmaktadır.

Houston çocukken kilisede şarkı söylemeye başladı ve lisedeyken arka planda vokalist oldu. 1981'de genç bir model olduktan sonra Seventeen dergisinin kapağında yer alan ilk siyahi kadınlardan biri oldu. Arista Records'un başkanı Clive Davis'in yönlendirmesiyle 19 yaşındaki Houston, plak şirketiyle sözleşme imzaladı. İlk iki stüdyo albümü Whitney Houston (1985) ve Whitney (1987), Billboard 200 listesinde bir numaraya kadar yükseldi ve tüm zamanların en çok satan albümleri arasında yer aldı. Albümlerden çıkan "How Will I Know", "Greatest Love of All" ve "I Wanna Dance with Somebody (Who Loves Me)" gibi hit single'lar, siyahi kadın sanatçıların MTV'de kabul görmesinde katalizör görevi üstlenmesini sağladı. Üçüncü stüdyo albümü olan I'm Your Baby Tonight (1990), Billboard Hot 100 listesinde bir numara olan iki single'a, "All the Man That I Need"e imza attı.

Houston, ilk oyunculuk deneyimini romantik gerilim filmi The Bodyguard (1992) ile yaşadı ve karışık eleştirilere rağmen o tarihe kadar en çok hasılat yapan onuncu film oldu. Filmin müzikleri, Yılın Albümü dalında Grammy Ödülü kazandı ve tüm zamanların en çok satan film müziği albümü olmaya devam etmektedir. Aralarında "I Have Nothing", "I'm Every Woman" ve "I Will Always Love You"nun da bulunduğu çok sayıda hit single çıkardı; sonuncusu Yılın Kaydı dalında Grammy Ödülü kazandı, Billboard Hot 100 listesinde 14 hafta boyunca zirvede kaldı ve müzik tarihinde bir kadın tarafından çıkarılan en çok satan fiziksel single oldu. Daha sonra Waiting to Exhale (1995) ve The Preacher's Wife (1996) filmlerinde rol aldı ve bu filmlerin müziklerini kaydetti; ilk filmde son Billboard Hot 100 bir numarası olan "Exhale (Shoop Shoop)" single'ı yer alırken, Houston'ın yapımcılığını üstlendiği ikinci film tüm zamanların en çok satan gospel albümü oldu. Film yapımcısı olarak Cinderella (1997) ve Acemi Prenses ve Çita Kızlar gibi çok kültürlü film ve dizilerin yapımcılığını üstlendi.

Houston'ın sekiz yıl aradan sonra çıkardığı ilk stüdyo albümü My Love Is Your Love (1998), aralarında albümle aynı adı taşıyan "Heartbreak Hotel", "It's Not Right but It's Okay" ve Akademi Ödüllü Mariah Carey düeti "When You Believe"in de bulunduğu birçok hit single'a imza attı. Bu başarının ardından Arista ile olan sözleşmesini tüm zamanların en büyük kayıt anlaşmalarından biri olan 100 milyon dolar karşılığında yeniledi. Ancak kişisel sorunları kariyerini gölgelemeye başladı. Just Whitney adlı 2002 tarihli stüdyo albümü karışık eleştiriler alırken, uyuşturucu kullanımı ve şarkıcı Bobby Brown ile çalkantılı evliliği medyada geniş yer buldu. Houston, son stüdyo albümü I Look to You (2009) ile Billboard 200 listesinin zirvesine geri döndü. Şubat 2012'de Houston, Beverly Hills'teki Beverly Hilton otelinin küvetinde kazara boğularak öldü; kalp hastalığı ve kokain kullanımı buna katkıda bulunan faktörlerdi. Ölüm haberi, ölümünün ertesi günü gerçekleşen 2012 Grammy Ödülleri'ne denk geldi ve uluslararası çapta yankı buldu. Hayatı ve kariyeri 2022 yapımı biyografik film I Wanna Dance with Somebody'de dramatize edildi. Mal varlığı, 25 yıllık kariyeri boyunca kazandığı 250 milyon doları buldu.

1963-1977: Çocukluğu ve ailesi

Whitney Elizabeth Houston, 9 Ağustos 1963'te Newark, New Jersey'deki Newark Beth Israel Hastanesi'nde (şimdiki Newark Beth Israel Tıp Merkezi) Emily "Cissy" (doğumdaki soyadı Drinkard) ve John Russell Houston Jr. (1920-2003) çiftinin kızı olarak dünyaya geldi. Houston'ın annesi Cissy, The Drinkard Singers'ın bir üyesi ve Aretha Franklin, Jimi Hendrix ve Elvis Presley gibi isimlerin arka plan vokallerini kaydeden popüler bir vokal grubu olan The Sweet Inspirations'ın kurucusu olan Grammy ödüllü bir gospel ve soul şarkıcısıydı. Grup daha sonra "Sweet Inspiration" adlı hit şarkılarıyla Grammy adaylığı kazandı. Cissy daha sonra Sweet Inspirations'tan ayrılarak solo kariyerine başladı ve gospel çalışmalarıyla iki Grammy Ödülü kazandı. Babası John eski bir ordu mensubuydu ve daha sonra Newark Belediye Başkanı Kenneth A. Gibson için çalışan bir yönetici oldu.

Ebeveynlerinin her ikisi de Afro-Amerikan'dı. Anne tarafından Houston'ın kısmi Hollandalı ve Kızılderili soyuna sahip olduğu iddia ediliyordu. Houston, Cissy aracılığıyla başarılı şarkıcılar Dionne ve Dee Dee Warwick'in birinci dereceden kuzeni ve opera sanatçısı Leontyne Price'ın uzaktan kuzeniydi. Aretha Franklin "fahri teyzesi" olurken, Darlene Love daha sonra Houston'ın vaftiz annesi oldu. Babası aracılığıyla, büyük büyük büyükbabası Jeremiah Burke Sanderson, Amerikalı bir kölelik karşıtı ve 19. yüzyılın ortalarında siyah Amerikalıların sivil ve eğitim haklarının savunucusuydu. Houston ailesinin en küçük çocuğuydu. Üç ağabeyi vardı: baba tarafından üvey ağabeyi John (1943-2021), anne tarafından üvey ağabeyi eski basketbolcu ve şarkıcı Gary Garland ve şarkı sözü yazarı ve menajer Michael Houston.

Aile daha sonra 1967'deki Newark ırk ayaklanmalarından üç yıl sonra East Orange'ın banliyö bölgesine taşındı. Houston, altıncı sınıftan itibaren Mount Saint Dominic Akademisi'ne geçmeden önce Franklin İlkokulu'na (şimdiki Whitney E. Houston Yaratıcı ve Sahne Sanatları Akademisi) devam etti. Houston ailesi tarafından Baptist inancıyla yetiştirildi ve beş yaşında Newark'taki New Hope Baptist Kilisesi'nin kilise korosuna katıldı ve burada piyano çalmayı da öğrendi. Houston daha sonra yakınlardaki Pentekostal kilisesine de gittiğini hatırladı. Houston ilk solo performansını 12 yaşındayken New Hope'ta "Guide Me O Thou Great Jehovah" ilahisini söyleyerek yaptı. Houston ergenlik çağına geldiğinde annesine müzik alanında kariyer yapmak istediğini söyledi. Gençlik yılları boyunca Houston'a nasıl şarkı söyleyeceği Cissy tarafından öğretildi. Houston, annesi, kuzenleri Dionne ve Dee Dee ve Franklin'in yanı sıra Chaka Khan ve Roberta Flack gibi diğer şarkıcılardan da etkilendi.

1978-1984: Kariyerinin ilk yılları

1977'de eyalet çapındaki bir yetenek yarışmasında ikinci olduktan sonra Houston, New York'taki kabare kulüplerinde annesinin grubu için arka planda şarkı söylemeye başladı. 14 yaşındaki Houston, 18 Şubat 1978'de Manhattan'daki Town Hall'da Annie müzikalinden Broadway standardı "Tomorrow"u söyleyerek kilise dışındaki ilk performansını sergiledi ve ilk kez ayakta alkışlandı. Aynı yılın ilerleyen günlerinde Houston, annesi Cissy'nin solo albümü Think It Over'da arka planda şarkı söyledi ve başlık parçası daha sonra Billboard disko listesinde ilk 5'e girdi. Albümün yapımcısı Michael Zager, 1978'de aynı adı taşıyan albümde yer alan "Life's a Party" adlı disko şarkısında Houston'ın baş vokalini kaydetti. Houston'ın vokal kariyeri Chaka Khan ve Lou Rawls'ın 1980'de yayımlanan Naughty ve Shades of Blue albümlerinde arka planda şarkı söylemesiyle başladı.

Houston, Carnegie Hall'da United Negro College Fund için düzenlenen bir gösteri sırasında kendisini ve annesini filme alan bir fotoğrafçı tarafından keşfedildikten sonra manken oldu. Seventeen dergisinin kapağında yer alarak bir moda dergisinin kapağında yer alan ilk siyah kadınlardan biri oldu. Glamour, Cosmopolitan ve Young Miss gibi diğer dergilerde de yer aldı. Görünüşü ve komşu kızı cazibesi onu en çok aranan genç modellerden biri haline getirdi. Şubat 1981'de Houston, yapımcı ve müzik yöneticisi Steven Abdul Khan Brown ile Houston'ın bir kayıt anlaşması imzalaması umuduyla gospel müziğinin üç demo kaydını yaptı. Khan Brown daha sonra demoların Houston'ın 1983 başlarında Arista Records ile anlaşma yapmasına yardımcı olduğunu iddia edecekti. Bu dönemde Houston, 1979 ve 1981 yılları arasında Michael Zager ve Luther Vandross gibi isimler tarafından plak anlaşmaları için arandı. Ancak bu teklifler Houston'ın okulunu bitirmesini isteyen annesi tarafından geri çevrildi. Mezuniyetinden haftalar sonra Houston, kuzeni Dionne'un tavsiyesiyle Tara Productions ile anlaştı ve Gene Harvey'i menajeri olarak işe aldı, yardımcı menajerler Daniel Gittelman ve Seymour Flics de şarkıcıyla yakın bir şekilde çalıştı.

Houston, Material grubunun daha sonra 1982 tarihli One Down albümünde yayınlanacak olan "Memories" şarkısında şarkı söylemek üzere işe alındıktan sonra profilinin yükseldiğini görecekti. The Village Voice'dan Robert Christgau onun katkısını "şimdiye kadar duyduğunuz en muhteşem baladlardan biri" olarak nitelendirdi. Daha sonra 1982'de, yapımcı ve söz yazarı Paul Jabara'nın "Eternal Love" adlı soul baladını kaydetti ve bu şarkı daha sonra Jabara'nın 1983 tarihli Paul Jabara & Friends albümünde yer aldı. Şarkı daha sonra R&B şarkıcısı Stephanie Mills tarafından aynı yıl Merciless adlı albümü için coverlandı. Bu süre zarfında Elektra başkanı Bruce Lundvall tarafından arandı ve 1982 sonunda kendisine bir sözleşme teklif etti. Mart 1983'te Arista Records'un A&R temsilcisi Gerry Griffith, Houston'ı annesiyle birlikte Manhattan'daki Seventh Avenue South gece kulübünde sahne alırken gördü. Arista'nın başkanı Clive Davis'i, ertesi hafta Sweetwaters adlı başka bir gece kulübündeki performansını izlemeye zaman ayırması için ikna etti. Davis çok etkilendi ve hemen dünya çapında bir plak anlaşması teklif etti; Houston da 10 Nisan 1983'te bu anlaşmayı imzaladı; henüz on dokuz yaşında olduğu için ailesi de onun adına imzaladı. İki hafta sonra, 29 Nisan'da Houston, Davis'in takdiminden sonra The Merv Griffin Show'da sahne aldı. Performansı daha sonra 23 Haziran'da yayınlandı. The Wiz müzikalinden bir şarkı olan "Home"u seslendirdi.

Houston albüm çalışmalarına hemen başlamadı. Plak şirketi, başka bir plak şirketinin onunla anlaşmadığından emin olmak istiyordu ve Davis de ilk albümü için doğru malzemeye ve yapımcılara sahip olduğundan emin olmak istiyordu. Bazı yapımcılar daha önceki taahhütleri nedeniyle projeyi kabul etmedi. Houston ilk olarak Teddy Pendergrass ile "Hold Me" adlı bir düet kaydetti ve bu düet Pendergrass'ın altın albümü Love Language'de yer aldı. Single 1984 yılında piyasaya çıktı ve Houston'a ilk başarısını tattırarak R&B ve adult contemporary listelerinde ilk ona girdi. Bu şarkı aynı zamanda 1985'teki ilk albümünde de yer aldı. Ayrıca Jermaine Jackson'ın Dynamite ve Kashif'in Send Me Your Love albümlerinde düet vokalisti ve arka plan şarkıcısı olarak yer aldı. Bu erken dönemde Houston, modellik yapmaya devam etti, Canada Dry meşrubatının reklamında oynadı ve aralarında Steak & Ale adlı restoran markasının da bulunduğu reklam jingle'larını seslendirmeye başladı.

1985-1986: Whitney Houston ve uluslararası üne kavuşması

Yaklaşık iki yıl süren çalışmaların ardından Whitney Houston albümü, 14 Şubat 1985 Sevgililer Günü'nde piyasaya çıktı. Kashif, Jermaine Jackson, Michael Masser ve Narada Michael Walden'ın ortak yapımcılığını üstlendiği albüm Billboard 200 listesinde üç yıldan fazla bir süre kalacak ve yayınlanmasından bir yıldan fazla bir süre sonra, Mart 1986'da listede bir numaraya yükselerek on dört hafta boyunca burada kalacaktır. Albüm ondan fazla ülkede bir numaraya ya da ilk beşe girmeyi başardı. Amerika Birleşik Devletleri'nde 14 milyon kopya satışıyla Diamond sertifikası alan albümün dünya çapında 25 milyon kopya sattığı bildirilmektedir. Rolling Stone dergisi Houston'ı "son yılların en heyecan verici yeni seslerinden biri" olarak nitelendirerek överken, The New York Times "olağanüstü bir vokal yeteneği için etkileyici, müzikal açıdan muhafazakâr bir vitrin" olarak nitelendirdi.

Albüm, dördü yalnızca Amerika Birleşik Devletleri'nde olmak üzere çeşitli ülkelerde yedi single çıkardı. Albüm, Billboard Hot 100 listesinde ilk beşe giren "You Give Good Love" da dahil olmak üzere ilk ona giren dört single ve "Saving All My Love for You", "How Will I Know" ve "Greatest Love of All" olmak üzere art arda bir numara olan üç single çıkardı. Bu başarı Houston'ı tek bir albümden üç tane bir numara single çıkaran ilk solo kadın sanatçı yaptı. ABD dışında "Saving All My Love for You" İngiltere ve İrlanda'da, "How Will I Know" Kanada'da ve "Greatest Love of All" Avustralya'da listelerde bir numaraya yükseldi. Ayrıca albümün uluslararası başarısı, seçilmiş Avrupa ülkelerinde ilk beşe giren "All at Once" baladıyla daha da arttı. Bir diğer şarkı "Thinking About You" ise R&B listelerinde ilk ona giren bir single oldu.

Albüm, 1986'daki törende üçü Yılın Albümü olmak üzere dört Grammy Ödülü adaylığı elde etti ve "Saving All My Love for You" ile En İyi Kadın Pop Vokal Performansı kategorisinde bir ödül kazandı. Houston'ın En İyi Yeni Sanatçı dalında aday gösterilmeye uygun bulunmamasının ardından bir tartışma çıktı. Clive Davis'in kızgın mektubuna rağmen komite, Houston'ın Teddy Pendergrass ile daha önce yaptığı liste düetine dikkat çekerek kararı savundu. Houston, albümdeki çalışmalarıyla "En İyi Pop Sanatçısı" ve "En İyi Pop Albümü" dahil olmak üzere 14 Billboard Ödülü, bir kadın sanatçının bu unvanı alan ilk albümü ve bir NAACP Image Ödülü de dahil olmak üzere daha fazla ödül aldı. Houston'ın "How Will I Know" için çektiği klip MTV Video Müzik Ödülü'nü kazandı. Houston'ın 1986 Grammy Ödülleri'ndeki "Saving All My Love for You" performansı daha sonra Houston'a bir Emmy Ödülü kazandırdı. Houston ayrıca 1987 yılında beşi tek başına olmak üzere yedi Amerikan Müzik Ödülü aldı.

Houston önce şarkıcı Jeffrey Osborne'un açılışını yaparak albümü destekledi, ardından Luther Vandross'un açılışını yaptı. Ekim 1985'e gelindiğinde Houston tek başına sahneye çıkmaya başladı ve daha sonra Carnegie Hall'da açılış yaptı. Houston, Temmuz 1986'da ilk dünya turnesi olan The Greatest Love World Tour'a çıktı. Houston, yıl sonuna kadar 50 turne gerçekleştirdi. Albümün başarısı Houston'ın gece geç saatlerde yayınlanan talk show programlarındaki performanslarına bağlandı ki bu genellikle yeni çıkan siyahi sanatçıların erişemediği bir durumdu. Houston'ın "You Give Good Love" ve "Saving All My Love for You" için çektiği ilk video klipler BET ve VH1 gibi kanallarda yoğun bir şekilde yayınlanmasına rağmen, şarkıcı ve Arista, bu videoları MTV'ye göndermek için mücadele etti. O dönemde kanal, ağırlıklı olarak beyaz sanatçıları tercih ederken siyahi sanatçıların videolarını yeterince oynatmadığı için sert eleştiriler aldı. 2001 yılında Houston, kanala verdiği bir röportajda "You Give Good Love" şarkısını "tipik bir R&B şarkısı" olduğu için reddettiğini açıkladı. "Saving All My Love for You"nun yayınlanmasının ardından MTV, şarkının video klibini dönüşümlü olarak oynatmayı kabul etti.

Aralık 1985'te Arista, "How Will I Know"un klibini gönderdi ve bu klip hemen büyük ilgi görerek Houston'ı genç MTV izleyicisiyle tanıştırdı. Her ne kadar Donna Summer ve Tina Turner gibi diğer sanatçılar Houston'ın girişinden önce kanalda yoğun bir rotasyona sahip olsalar da, siyah kadın sanatçılar hala "MTV'nin çalma listesinde ne yazık ki yeterince temsil edilmiyordu". Yazar Ann Kaplan'ın Rocking Around the Clock: Television, Postmodernism and Consumer Culture adlı kitabında bahsettiğine göre, Whitney Houston'ın son dönemdeki çıkışına kadar, Tina Turner düzenli olarak yer verilen tek siyahi kadın şarkıcıydı ve öyle olsa bile, videoları çok azdı. Houston, kanalda siyahi kadın sanatçıların önündeki engelleri kaldırarak Janet Jackson, Jody Watley ve Tracy Chapman'ın videolarının kanalın çalma listesine hemen kabul edilmesini sağladı. Houston'ın başarısı aynı zamanda diğer Afro-Amerikan kadın sanatçıların da diskonun çöküşünü takiben pop radyosuna girmesini mümkün kıldı ve Jackson ve Anita Baker gibi isimlere kapıları açtı. Houston'ın ilk albümü Rolling Stone'un Tüm Zamanların En İyi 500 Albümü listesinde ve Rock and Roll Hall of Fame'in Definitive 200 listesinde yer aldı. USA Today'e göre Houston'ın müzik endüstrisine büyük girişi, son 25 yılın 25 müzikal kilometre taşından biri olarak kabul edilmektedir.

1987-1989: Whitney ve sosyal aktivizm

Haziran 1987'de Houston'ın ikinci albümü Whitney piyasaya çıktı. Yapımcılığını büyük ölçüde Narada Michael Walden'ın üstlendiği albümde eski işbirlikçileri Michael Masser ve Kashif'in prodüksiyonları da yer alırken, tek yeni yapımcı Jellybean Benitez hit dans şarkısı "Love Will Save the Day"e katkıda bulundu. Eleştirmenler albümün bir önceki albüme çok benzediğinden yakındı. Rolling Stone "bu yeteneğin yönlendirildiği dar kanal sinir bozucu" dedi. Albüm yine de ticari başarı elde etti. Houston, müzik tarihinde Billboard 200 listesine bir numaradan giriş yapan ilk kadın ve ABD ve İngiltere'de bir numaraya yükselen ilk sanatçı olurken, aynı zamanda dünya çapında düzinelerce ülkede bir numaraya veya ilk ona ulaştı. Albüm Billboard 200 listesinde ilk on bir hafta boyunca bir numarada kalarak bir kadın sanatçı tarafından bugüne kadar kırılamayan bir rekora imza attı.

Albümün bir ay önce Mayıs ayında yayınlanan ilk single'ı "I Wanna Dance with Somebody (Who Loves Me)" de dünya çapında büyük bir hit oldu ve Billboard Hot 100'de bir numaraya kadar yükseldi ve Avustralya, Almanya ve İngiltere de dahil olmak üzere 17 ülkenin single listesinde zirveye yerleşti. Bu single'ın ardından gelen "Didn't We Almost Have It All", "So Emotional" ve "Where Do Broken Hearts Go" adlı üç single daha Billboard Hot 100 listesinde bir numaraya yükseldi. Bu başarısıyla Houston, The Beatles ve Bee Gees'e ait olan altı şarkılık rekoru geride bırakarak, tarihte art arda yedi şarkısı bir numaraya yükselen ilk sanatçı oldu. Houston, 2023 itibarıyla bu başarıyı elde eden tek sanatçı olmaya devam etmektedir. Ayrıca Houston, bir albümden dört adet bir numara single çıkaran ilk kadın sanatçı oldu. Whitney, ABD'de on milyondan fazla kopya satarak Diamond sertifikası aldı ve dünya çapında toplam 20 milyon kopya sattı.

Albüm 1988'deki törende Yılın Albümü dalında Grammy Ödülü'ne aday gösterildi. Houston o yıl "I Wanna Dance with Somebody (Who Loves Me)" ile En İyi Kadın Pop Vokal Performansı dalında ikinci Grammy ödülünü kazandı. Houston ayrıca albümdeki çalışmasıyla dört Amerikan Müzik Ödülü kazanacaktı. Ayrıca albümün bir kadın sanatçı tarafından yapılan en iyi R&B albümü dalında kazandığı ödülle ilk Soul Train Müzik Ödülü'nü de kazanmış oldu. Albüm ayrıca Houston'a altı Billboard Ödülü kazandırdı.

Albümün yayınlanmasından sadece bir ay sonra Houston, Temmuz 1987'de Tampa Stadyumu'nda ikinci dünya turnesi olan Moment of Truth World Tour'u başlattı. Turnenin Kuzey Amerika ayağı, Madonna ve Tina Turner'ın turnelerini geride bırakarak yılın en yüksek hasılat yapan on konser turnesinden biri ve bir kadın sanatçı tarafından yılın en yüksek hasılat yapan turnesi olarak sona erdi. Houston, Londra'daki Wembley Arena'da biletleri tükenen sekiz konser de dahil olmak üzere yaklaşık iki yıl süren turne boyunca 150 konser verdi. Şarkıcının eşi benzeri görülmemiş başarıları Forbes dergisinde dikkat çekmesine yardımcı oldu. 1987 yılında Forbes 40 listesinde yılın en çok kazanan sekizinci sanatçısı olarak yer aldı ve sadece o yıl 43 milyon dolar kazandı. Listede en çok kazanan müzisyen ve en çok kazanan siyahi kadın şovmen olarak Bill Cosby ve Eddie Murphy'den sonra üçüncü sırada yer aldı. 1988'de 17. sırada yer alıyordu.

Houston, Nelson Mandela'nın ve apartheid karşıtı hareketin destekçisiydi. Modellik yaptığı günlerde, o zamanlar apartheid rejimi altında olan Güney Afrika ile iş yapan ajanslarla çalışmayı reddetti. 11 Haziran 1988'de, turnesinin Avrupa ayağında Houston, o sırada hapiste olan Nelson Mandela'nın 70. doğum gününü kutlamak üzere Londra'daki Wembley Stadyumu'nda bir konser vermek üzere diğer müzisyenlerle bir araya geldi. Wembley Stadyumu'na 72,000'den fazla kişi katıldı ve dünya çapında bir milyardan fazla kişi rock konserini izleyerek ırk ayrımcılığına dikkat çekerken hayır kurumları için 1 milyon dolardan fazla bağış topladı. Houston daha sonra Ağustos ayında New York'taki Madison Square Garden'da bir konser vermek üzere ABD'ye geri döndü. Gösteri, United Negro College Fund için çeyrek milyon dolar toplanan bir yardım konseriydi. Aynı yıl NBC'nin 1988 Yaz Olimpiyatları için kaydettiği "One Moment in Time" adlı şarkı ABD'de ilk 5'e girerken İngiltere ve Almanya'da bir numaraya yükseldi. Şarkı daha sonra Houston ve yapımcısı Narada Michael Walden'a Spor Emmy Ödülü kazandırdı. Ocak 1989'da Houston, dünyanın dört bir yanındaki çocukların ihtiyaçları için fon toplayan ve kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan The Whitney Houston Çocuklar Vakfı'nı kurdu. Kuruluş evsizlik, kanserli veya AIDS'li çocuklar ve diğer kendini güçlendirme konularıyla ilgilenmektedir. Kuruluş şu anda Whitney E. Houston Legacy Foundation adı altında faaliyet göstermektedir.

1990-1991: I'm Your Baby Tonight ve "The Star-Spangled Banner"

İlk iki albümünün başarısıyla Houston, tüm demografik gruplara hitap eden uluslararası bir crossover süperstar haline geldi. Ancak bazı siyah eleştirmenler onun "kendini sattığına" inanıyordu. Albümdeki şarkılarında, canlı konserlerinde sergilediği ruhun eksik olduğunu düşünüyorlardı. 1989 Soul Train Müzik Ödülleri'nde Houston'ın adı adaylık için anons edildiğinde seyircilerden birkaçı yuhaladı. Houston eleştirilere karşı kendini şöyle savundu: "Eğer uzun bir kariyeriniz olacaksa, bunu yapmanın belli bir yolu vardır ve ben de öyle yaptım. Bundan utanmıyorum."

📚 Kaynak: Bu içerik Vikipedi (Wikipedia)'den alınmıştır. İçerik CC BY-SA lisansı altındadır.
← Tüm Kişiler